gurbetçilerin meslek sahibi olmak istememesi

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Geçenlerde bir misafir kızımız geldi fransadan okumuş okuyor master falan yapacağım diyordu okulunu vs gösterdi ben çok şaşırdım ilk defa senelerdir gurbetçi gördüm bilirim ama okumuş gurbetçi gördüğüme şaşırdım.
Nasılsa yurtdışındayiz diye egitime önem vermeyen insanlardı genelde
 
bizde mimar mühendis ne ararsan var ya
 
@W sana ya da burdan birine demedim 😡
 
Şirketimiz bünyesinde Avrupanın bir çok bölgesinde çalışıp meslek sahibi olmayan kimse yok.
Onların çocuklarıda hepsi okuyup meslek sahibi oluyor.
Serçe o dediğin eskide kaldı 😊
 
Eskiden böyle bir algı vardı evet. Ben @Serçe nin ne demeye calistigini anladim :emoji_cherry_blossom:

Özellikle ilk nesillerde meslek ve eğitim bugünkü kadar önemsenmiyordu.
Ama artık durum çok farklı..

Gurbetçiler arasında doktorundan avukatına, cerrahından mühendisine kadar her meslekten insan var.
Yeni nesiller bu konuda çok daha bilinçli.
 
Bunun sadece gurbetçilerle sınırlı olduğunu sanmıyorum. Avrupa ülkelerinde ciddi öğretmen ihtiyacı olan bir haber okumuştum.
 
Aslında @Serçe hanım sosyolojik olarak incelenmesi gereken bir konuya değinmiş. Kesin birileri incelemiştir ama ben kendi izlenimimi aktarayım,
Sık sık yurt dışında bulunurum. Özellikle de her gittiği yerde Türk topluluklarıyla tanışıp, yaşantılarına bakmak isterim. Tamamen kültür okumasıyla alakalı, merakımdan. Girmediğim yer kalmaz. Yerel insanların yaşayış biçimini görmek için hep turist gibi değil de oraya yaşamaya gelmiş biri gibi takılmaya çalışırım.
Göç eden ailelere baktığımda temel motivasyon refah seviyesini yükseltmek, "insan" gibi yaşayabilmek. Hatta erken dönem göç edenlerin tek derdi para yapıp dönmekti. Almanya bu noktada en büyük göç verdiğimiz ülke, gidişleri birçok belgesellere de konu olmuştur. Emek göçü için giden kesimin eğitim seviyesi düşüktü, ne de olsa emek göçüydü. Almanların deyişiyle "misafir işçi".
Önce karnımızın doyması gerekiyor ki, eğitime, öğrenmeye, keşfetmeye zaman kalsın, hele ki yabancı olduğun bir toplumda.
Bir de şu var ırkçılık... İnsanı kendi mahalleni kurma dürtüsüne itiyor. Türk mahalleleri.. O mahallelerde büyüyen o kadar çok insan tanıyorum ki, mücadele ettikleri hayat dışarıdan göründüğü gibi değil. O ülkenin yerlisiyle arkadaş bile olamıyorsun çoğu zaman. Peki yerlisi çok mu eğitimli? Değil.
Bazen yurt dışındaki Türk rapçilerin hayatlarını izliyorum. Var olma mücadelesi onları bir noktada üretmeye itmiş, ya bir şey üretecekler ya da sokakta serseri olacaklar. Aslında o müzik bile başlı başına bir "meslek edinme" hikayesi, sadece bizim beklediğimiz kalıpta değil.
Somut bir örnek vereyim. İngiltere'de çok değerli bir Ali abim var. Annesiyle babası, yıllar önce İngiltere'ye gelen ilk göçmenlerden hatta botlarla gelmişler, o da yetmemiş, çevresindekileri getirebilmek için bir sürü uğraş vermişler. Ali abi zorunlu eğitim seviyesine kadar okumuş, o kadar. Yakın çevresini de tanıdım, hepsi bir zamanlar İngiltere'nin Türk mahallelerinde kavga, yaralama, gruplaşma, biraz da mafyacılık içindeydi.
Ama şimdi bakıyorum, aynı Ali abi kendi çocuğuna öyle bir eğitim aldırıyor ki. Çünkü kendisi maddi refaha ulaştı, eğitimli bir kadınla evlendi. Yani bir sonraki nesil, bizim "okumuş Türk" dediğimiz kesim olacak. Tek soru işareti şu: o çocuklar ne kadar Türkçe konuşacak, orası muamma.
Serçe Hanım'ın tanıştığı o kız tam da değişen tabloyu gösteriyor. Son yıllarda giden dalga eskisi gibi değil, doktoru, mühendisi, akademisyeni, master yapanı... "Beyin göçü" dediğimiz şey tam olarak bu. Yani mesele hiçbir zaman "istememek" değildi. Koşullar neyse insan ona göre şekilleniyor. Koşullar değişince, bakıyorsun master yapan gurbetçi de çıkıyor karşına.

Biraz uzun oldu, sevgiler.
 
@Serçe senin tanıdıkların kesin ilk ve ikinci jenerasyona aitlerdir veya hala kafası basmayanlardır. Oysa burada en üst düzey okuyan, meslek öğrenenlerimiz bayağı çok. Profesörden tut en yüksek mühendis, doktor hukukçu,...... var. Tabiki ilk jenerasyon ve sonrakiler genelde taşradan geldiği için ilerleme hızlı olmuyor diyebiliriz.
 
Son düzenleme:
Geri