Günün Şiiri ~ 20.06.2019

aXi
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
jhjhhjjh.jpg

Adım adım yürüyorsun yüreğime..
Yürüdükçe büyüyor büyüdükçe devleşiyorsun..
Gözlerimdede büyüyorsun yüreğim gibi..
Her adımda daha bi sarıyorsun benliğimi..
Her adımınla daha bi 'SEN' oluyorum
Daha bi 'SEN' doluyorum
'SEN'i görmek için bakıor
'SEN'i Duymak için yaşıyorum..
Tüm anlamsızlıkları seninle anlamlandırıorum..
'SEN'i sevmekle anlıyorum
Mecnun'u Ferhat'ı Kerem'i
Aşkın hangi dilinde yada hangi lügatında
Adının karşılığı..
Dünyanın hangi ucunda benzerin ...
Dileğim 'SEN'
Umudum 'SEN'
Gerçeğim 'SEN'
Düş'üm 'SEN'
Dün'üm 'SEN'
Gün'üm 'SEN '
Yarınım 'SEN'
Seni sevmekle doğuyorum
Tepeden tırnağa 'SEN' kokuyorum..
Yok olucak benliğim korkuyorum ..
'SEN'li düşlerimi 'SEN'le takas ediyorum..
En güzel yarınlarımı sana adıyorum..
Ömrüm yüreğimdeki koru alevlendiren deli fırtınam..
Yüzümde bakışlarının izleri
Ela gözlerimdeki harelerde gülüşün ..
Dilime mühürlenmiş ismin ..
Yüreğimin kaleme anlattıkları
Kalemimin kağıda döktükleri yetmez seni anlatmaya ..
Hiç bir kelime karşılamaz karşılığını sevdamın ..
İçime çekip yüreğime sığdıramadığım nefesim..
Her nefesimi Seninle almak
Verdiğim her nefesi seninle vermek istiyorum..
İçimdesin Yüreğimdesin Yanımdada olmalısın ..


Erdem 'Sen'i Yüreğime alıp saklamakta değil..

Erdem 'Sen'li yüreğimi Tüm dünyaya Haykırmaktadır ..



'Sen'le dolu yüreimle haykırıyorum..


eliflendimcokasik2idokl.gif


Ben ÇoOoOok Aşığım Sana ...​
 
Öyle ßir gülersin ki Sen dağılırım ßirden..
Öyle PArlak ki Gözlerin...Gözlerımde yansırsın.
ßir umut yığını gibisin sanki,
Karanlıklara yer Yok Sende...
Görünmeyen Melek Gißisin..
Sadece zor durumlarda beliren..
Sırf Seni Görebilmek İçin..
Zorla Düşesi geliyor insanın ...
ßakmaya konuşmaya cesaret bulamıyor ınsan
Duru ßir su Gißisin Sen...
Tüm Ölü Hücreleri Canlandıran ...
Sen...Çok ßeklenilen Hayalerimsin..
Özlediğim yarım..
Yarınlarım...

(Zafiye Arslan)
 
Samimi, Duygulu
Güzel Bi Şiirr..
 
SUSMANIN İKİNCİ YÜZÜ


Şimdi bütün anmalar bir susmanın içinde..
Şimdi bütün susmalar bir odanın içinde..
Anlatmaya bir sözcük, bir bakış arıyorlar,
Önce sakladıkları, bir adamın içinde.
 
Hani bulutlarla bana haber yollayacaktin,
Sen her yagmur damlasina bir kelime yazacak;
Ben de o damlalari avuçlarima alip,
Yazdigin mektubu okuyacaktim.
Kokunu çiçeklere ilistirip yollayacaktin hani?
Söz vermistin...
Bülbüller sözlerini getirecekti bana
Dalgalar, vurup vurup hasretini solumayacak miydi?
Yildizlar, sana giden yolu gösterecek,
mehtap, yolumuzu aydinlatacakti.
Askimiza ondan baska kimse sahit olmayacakti
Öyle sevecektik ki birbirimizi,
Sorgusuz sualsiz girecektik cennete
Kiskanacakti nurumuzu melekler bile...


Simdi neden solgunsun böyle birtanem,
Niçin açip gözlerini ellerimden tutmuyorsun?
Uzat ellerini, al beni de yanina.
Bunca hasret yetmez mi çikmak için katina,
Yoksa gittin ve unuttun mu beni;
Unuttun mu oralarda?
Göz kirp bana yildizlardan.
Bir an bile durmam buralarda inan;
Davetini bekliyorum
Çagir geleyim artik,
Çagir melegim...
 
Onarmak Zordur

Her karşılaşmamızda kendine özgü gülümsemesiye, elini kulağının arkasına koyup eğilir, kulağıma `onu bir daha oku`
derdi Sabahattin Eyuboğlu.

Şarkılar değil de
Hep kulaklar bitiyor,
Onarmak zordur.

Bir yürek üşümüş
Kapamış kapılarını,
Onarmak zordur.

Bir şey yitirilmiş
Hiç eskimeyecektir,
Onarmak zordur.

İnsanın içine düşen korku
Özgürlüğünden olmuştur,
Onarmak zordur.

Ölümü düşünmek yenilmek,
Sevmek ölümü yenmektir,
Onarmak zordur.

Özdemir Asaf
 
Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın.

Bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
 
ADSIZ ŞİİRLER

Ben size ne yaptım
Çağrı mı, armağan mı, ceza mı
Ne vardı böyle karşıma geçecek
Ben ne yazılar ne çizgiler yitirdim hatırlamadım
Ne var ki sizinki onlar gibi gitmeyecek

Artık olan oldu
Gitmeniz gitmeseniz bir
Ben de düş kursam da kurmasam da
Aklıma yüzünüz gelecektir

Ben size ne yaptım,
Ne kötülüğüm dokundu size
İnanın - hos niçin inanacaksınız-
Sizi şu ana kadar tanımazdım
İnanmak, bilmek yakışmaz size
Karşıma çıkmayacaktınız.
Karşımda bir resim gibi şimdi
Kurmadığım düşlerin çizdiği, siz
Hem gözüme hem düşünceme
Çakılıp kaldınız
Renklerinize ve biçimlerinize
Düş dışı gerçeklerin çizdiği siz

Beni benden çıkardınız
Beni benden aldınız
Göz görmeye-görmeye
Bir uzağa bıraktınız
Kendime dönmeye artık çok geç.

Özdemir Asaf
 
Sana uzak kentlerden birinde
Zamanın bir yerinde
Seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan
Kulağının arkasına düşüşü ve burnun
Herkesten başkaydı işte
Güldüğün zaman yukarıya bakardın
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı
Ne güzeldiler
Sen bilmiyordun ben seni seviyordum
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu çoğalarak
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi
Herşeyi erteleyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor
Ve bazen, tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk
Ufuk çizgisi maviydi, günbatımı hep turuncu
Ve kırmızıydı bütün karanfiller

Ben seni seviyordum sen bilmiyordun
Sevinçlerim oluyordun ara sıra
Sen hiç bilmiyordun

Sonra herhangi biri oldun
Bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yağmurlar yağdı serin haziran akşamları
Derken birgün uzaktan gördüm seni
Saçların bana inat başın herşeye meydan okuyarak
İşte yine aynı
Kalbimi acıttın her zamanki gibi
Değiştik sanıyordum. ve sen yine bilmiyordun

Şimdi bunları anlatsa sana birileri
Kimbilir
Yada boşver
Bilme en iyisi..
 
Avuçlarımda tutacağım mayınların yerine.
Acele giden gece zamanlarında çarpacağım bir duvar emniyetinde gülüşünü ver bana. Düşerken dibe, soluklanacağım ama asla tutmayacağım ellerini ver bana.
Tercüme edilmemiş öfkeler seyrelsin ömründe.
Yüksek sesler alçakça dinlenir.
Bana usul sessizliğini ver.

Lütuflar karşılık ve karışıklık için sunuluyor hayatın asil isimlerince.
Adının anlamını ver bana.
Telaffuzunda özlemlerin dindiği adını ver bana.

Başkaları, bu aşkı oyalamak için var olur.
Ne kadar durdururlarsa nefesini, o kadar hızlanırlar.
Bana kendini ver.
Her şeyden ayıkladığın kendini…
En iyi ölüm berbat bir yaşamın kıyısında bekler.
Seninle gerçeklerin intizamlı duruşunda yalanlar yumağını çözmek için varım.
Bana gücünü ver.
Yaralar değil canı yakan. İzin tendeki çirkinliği ve merhemin kabadayı yardımseverliği…
Yaralarını göster ve bana izlerini ver.

Günün bütün aynaları beni gösterdi aksinde.
Baktıkça seni gördüm.
Bana var oluşunun sırrını ver.
Günbatımlarında gözümün değdiği yerlere kurul.
Senden olma güneşlere kamaşsın bakışım.
Bana zamanını ver.

Atlardan daha hızlı koş oraya.
Soluk soluğa kaldıkça koş…
Yarını ertelediğim geçmişin geçmezliğine inat, vaktinde yetişmek için bana, bir kez olsun yok et geç kalışını ve durmadan koş oraya. Bana verdiklerinle bekliyorum seni. Düşsüz ve sonuna kadar gerçekli bir aşkın içinde…
Kuşlara takılmasın ayakların.
Takatini zorla ve koş…
Oraya… Kent soysuzlarının, aşk eşkıyalarının, gurur kırmak için hendek kazanların, dokunuşun esrarından acizlerin, kontrol edilmeyen sevilerin, intiharla harlanmayan yaşamların olmadığı oraya… Koş…

Ben bütün gemileri uğurladım. Gitmeyeceğim.
İçilmiş yeminleri kustum şehrin meydanına.
Yıldız sağanağına bağır açmış bir yeryüzündeyim.
Yazılmış sözleri susuyorum.
Konuşarak, yazılmamışları siliyorum.
Bana hecelerini ver.
Yarım kalan öykülerimin noktası olmaktan vazgeç.
Bana başlangıçlara yeter hevesini ver.

'Susacak var' edilen bir yemin, sözle tutulamayan.
Bana yüzünden çizgiler ver, gülüşünle belirginleşen ve hiçbir gamzeye yer açmayan.

Suya yazılmaktan kurudu kelimeler…
Bana bir cevap ver!
 
ELLERİN AVUCUMDA İKİ ATEŞ DAMLASI

Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün,
gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam,
kızım benim, nazım benim,
gurbetelde sazım benim,
yalazlanmış can tanem,
körpe dalım bir tanem..
Sisini gözlerimin, içimdeki dumanı
seziverdin de sanki
acılandın uykunda,
sızlandın huysuzlandın..
Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum!
Kolsuz kanatsız kalmış
geceden beri başucundayım..
Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük
kabukları koparılmış yaralar gibi
uğulduyor beynimde..
itiraf etmeliyim ki yavrum
çekip gitse de bir bir
ekmeğe, özgürlüğe, insanlık ve hayata dair
içimi dişleyen düşünceler,
senin bir gülücüğün şimdi
yaşamam için bana yeter.
Geceden beri başucundayım..
İşte, sabaha dayandı gün!
Aşsız, işsiz, kuruşsuz
bir ıssız bayırdayım.
Bebeğim, canımın kıvırcığı,
boranda fırtınada sürgün vermiş tomurcuk,
üzüm tanem, nar tanem,
acar yanım, bir tanem..
Kim kime, dum duma bir tufandayız;
günlerin ağzında kara bir gül
dikenleri tenimize dayanmış;
ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız..
İnim inim uykunda nasıl da yalnız
yanıyor yüzün yavrum,
yüreciğin kaşlarında tütüyor,
ellerin avcumda iki ateş damlası,
tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz,
kendi kollarımızdan başka
saranımız yok bizim..
Yazım benim, güzüm benim,
yemin olmuş sözüm benim;
sana kuş bulmalıyım
sana düş bulmalıyım
gidip iş bulmalıyım..
Koynunda çırpınırken böyle çaresiz
kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat
zehrinle tanıştırdın;
alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın!
Onurumuz:
senin için sakladığım tek servetim bu yavrum;
süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz..
sızım benim, gizim benim,
gurbetelde izim benim;
ateş almış taş altında kalmışız,
gün olur hesabını sorarız elbet.

Nihat Behram
 
Sen gitmeden Önce...
ßaşkaydım ßen...
ßahar Saçlarıma vururdu..
Gamzelerimde Sen Çıkardın ..
Gözlerim Pınarları Kıskandırırdı..
Sen Gitmeden Önce..
ßaşkaydım ßen...
Yoklunu ßilmeden Önce
Mutluydum ßen
Karanlığı ßilmezdim...
Varlığını Neşeme ßoğar..
Severdim Seni...
ßütün Yıldızlara Seni Anlatır
Güneşi Senin Yüzünle Kıskandırırdım..
Sen Gitmeden Önce ..
ßilmezdim ßen Yalnızlığı
Sigaranın Tadını..
Gözyaşımdaki Tuzlu Suyun Farkını
Saçımdaki Akları...
Sen Gitmeden Önce..
ßaşkaydım ßen...

Zafiye Arslan
 
Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?

Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.

Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et...
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin ********


neyzen teyfik
 
sen anandan dogardın ama baban kim olurdu şerefsiz
 
Birak günleri diledigini yapsin
Razi ol hükmedince kader
Gecelerin musibeti sabrini tasirmasin
Baki degil dünyadaki zorluklar

Güçlü bir adam ol,korkularin üstünde
Ahlakin müsamaha ve vefa
Kusurlarin çogalsa da tüm mahlukatta
Örtüsü olmasi sevindirir seni yine de

Cömertlikle setret ki her ayibi
Örter denilir cömertlik
Sakin gösterme düsmanlarina zillet
Beladir üzüntünle onlari sevindirmek

Cimriden yardim umma
Ateste, susayan için su yok
Rizkini eksiltmez agirdan alis
Ve artirmaz hirsla çabalamak,yorulmak

Ne hüzün devam eder ne sevinç
Ne sikinti ne rahatlik
Eger kalbin kanaatkarsa
Farkin yok,baskasi dünyaya sahip olsa

Kimin inerse meydanina ölümler
Ne gök korur onu ne de yer
Allah'in mülkü genistir ama
Feza daralir hümettiginde kader

Aldirma vefasiz günlere hiç
Fayda vermiyor ölüme ilaç.
 
Bu topraklara kem gözle bakma!
Bu topraklara hain hain yanaşma!
İlmek, ilmek Şehit anaların
Cumhuriyetle sarıp sarmaladığı
Vatanım var...

Bu toprakların temelin de
Çoluk, çocuk Şehit anaların
Damar, damar
Kanla işlediği Yurdum var
Bu topraklara yan bakılmaz...

Kurtuluş savaşın da
Yurdun dört bir yanın da
Cephede askerinin yanın da
Yoktan var ettiği
Azık, Su, Cephaneyi taşıyan
Yurdu ilmik, ilmik dokuyan
Şehit analarım var...

Bir elinde yokluk
Bir elinde mermi
Yurdu için,
Canını hiçe sayan
Askerine aş, su cephane yetiştirmek için
Kendini, kurşuna siper yapan
Şehit analarım var...
Bu topraklara yan bakılmaz...

Bu topraklar da
Şehit Analarımın
Kanla bedelini ödediği
Canla yetiştirdiği, can verdiği
Asker, Polis, Öğretmen,
Sanatçı,memur, işci
Can can torunları var
Bu topraklara kem gözle bakma..
 
:( Allah sabır versin ... Şehitlerimizin ailelerine ....:(
 
Bir millet düşününki bilmem kaç devlet kursun
Ardı sıra tarihte üç kıta hüküm sürsün
Sonra bir kahpe çıksın dağlarında anırsın
Kökün Türklük olmasa o haklıymış sanırsın

... Kanı var bu milletin dağdakinin ki nerde
Duydum ki can vermişiz nur ile yatar yerde
Üç beş köpek de çıkmış savaş diyor bu derde
Sorarım sana kahpe senin imanın nerde ????

Vur mehmedim dağları bir sana bin can eyle
Bakma satılmışlara metaneti sen neyle
Ölsün tüm düşmanlar her birini inlet
Destanlar yaz tarihe dosta düşmana ibret !!

Tarihte siz kimdiniz bir devlet istediniz
Babanız belli değil bunu siz istediniz
Meclisime girip de kürtlük türklük haykırma
Kürdüm sen atanı bil bu kahpelere kanma

Ey türk mazin hep kanlı unutma unutturma
Sen dökmedin bu kanı dökeni barındırma
Türklük merhamet ister ama iman olana
Ne merhamet,metanet gebe kadın vurana

Can bitmez bu millette şehit kaynar içleri
Sen nesinki dağlarda kansız apo p.....

Yaprak
20.10.11
​
 
Ey türk mazin hep kanlı unutma unutturma
Sen dökmedin bu kanı dökeni barındırma
Türklük merhamet ister ama iman olana
Ne merhamet,metanet gebe kadın vurana
​
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri