Güllü davasında ilk duruşma; Kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 6 saat önce aktifti

Güllü'nün ölümüne ilişkin iddianamede, düşmeden hemen önce kayda giren “Hadi görüşüürüüüz” sözleri de deliller arasında gösterildi. Sesin Gülter’e ait olduğu değerlendirilirken, savcılık Gülter’in annesini pencereden attığını ileri sürdü.​

güllü


Yalova’nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl 26 Eylül’de 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un ölümüne ilişkin kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in yargılanmasına başlandı. “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Gülter, duruşmada suçlamaları kabul etmedi. Mütalaasını açıklayan savcı, Tuğyan Ülkem Gülter'in tutukluluğunun devamını ve ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını istedi.

Güllü, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturmada Gülter tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ilk aşamada ev hapsi kararı verilmişti. Yaklaşık 11 ay süren soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede Gülter hakkında “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Savcılık, iddianamede Gül Tut’un olay gecesi kızının odasına gelmesini sağlayan “Malkata” şarkısının açılmasını, kamera ses kayıtlarını, Gülter’in annesiyle ilgili mesajlarını ve Sultan Nur Ulu’nun değişen ifadelerini deliller arasında gösterdi. Adli Tıp Kurumu raporunda ise Güllü'nün ölümünün yüksekten düşmeye bağlı çoklu travma ve iç kanama sonucu gerçekleştiği, kanında 3,53 promil alkol bulunduğu ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı belirtildi. Duruşmada 10 aydır tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter ile ev hapsi kararı kaldırılan Sultan Nur Ulu, şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ile kardeşi Kader Tut ve taraf avukatları hazır bulundu.

Ağlayarak savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter, olay günü yaşananları anlattı. Sabah Sultan Nur Ulu ile birlikte markete gittiklerini, daha sonra birlikte bakıcı görüşmesi için bir AVM’ye gittiklerini belirten Gülter, bakıcıyla anlaşamadıklarını söyledi. Eve döndükten sonra annesiyle sohbet ettiklerini anlatan Gülter, dışarı çıkmak istediğini ancak annesinin istemediğini ifade etti. Daha sonra yemek siparişi verdiklerini ve film izlemeye başladıklarını anlatan Gülter, annesinin şarap açtığını söyledi. Bir süre sonra telefonuyla başka bir odaya geçtiğini, annesinin de buna tepki gösterdiğini söyleyen Gülter, “Telefonla konuşuyorsun, bölüyorsun filmi diye kızdı. Gırgır şamata yaptık, eğleniyorduk” ifadelerini kullandı. Gülter, devamını şöyle anlattı:

“Ben bir iki kere odama gidip, erkek arkadaşım Kervan Eminoğlu ile konuştum. Daha sonra salonda dans ettik, şarkılar söyledik. Hiçbir şeyimiz yoktu. Sonra Sultan’la odama geçtik. Sultan trafik kazası geçirdiği için takıntı yapmıştı, alnındaki izlere bakıyordu. Saçlarına bakıyordu. Annem salondaydı. Biz Sultan’la oynuyorduk. Sonra annem de geldi. Oynadı o da. Sultan aynaya dönüktü, ben önündeydim. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Arkamı döndüğümde annem yoktu. Sonra Sultan’a ‘Koş’ diye bağırdım. Birlikte aşağı indik.”


"Arkam dönüktü, görseydim tutmaya çalışırdım"​

Hakkındaki suçlamaları reddeden ve olay sırasında annesine herhangi bir temasının olmadığını iddia eden Gülter, “Benim arkam dönüktü. Annem düştüğünde bir şey temas ettiğini görmedim. Annem alkol almıştı. Odamın zemininde herhangi bir ıslaklık yoktu, fark etmedim. Olay sırasında Sultan aynaya bakıyordu. Yüksek bir ses duyduğumda kal geldi. Telefonu alıp, hemen aşağı indim. Zaten görmüş olsaydım tutmaya çalışırdım. Düştüğü pozisyonu hatırlamıyorum” diye konuştu.

Annesiyle aralarında zaman zaman tartışmalar yaşandığını da söyleyen Gülter şöyle devam etti:

“Kervan Eminoğlu ile bir sorunum yoktu. Hayatımdaki adama her şeyi anlatıyordum. Birlikte yaşıyorduk zaten. Annemle sorunlarımız olduğunda anlatıyordum. Annem evli olduğu için kendisini kabul etmiyordu. Her anne-kız arasında olan kavgalar oluyordu aramızda. Evin içinde argo konuşuyorduk zaten. Annem argolu konuşurdu hep. Ama sonra hiçbir şey olmamış gibi barışırdık. Kervan ile konuşurken de anneme zarar vereceğime dair bir görüşme yapmadım.”

"Annem kendini atıyor" mesajına açıklama​

Sanık avukatı Merve Uçanok’un, eski sevgilisi Kervan Eminoğlu ile mesajlaşmalarında yer alan ‘Annem birazdan kendini atıyor’ şeklindeki mesajı sorması üzerine Gülter, mesajın farklı bir konu nedeniyle gönderildiğini öne sürerek, “Elime dövme yaptırmıştım Kervan ile ilgili. Annem için de ayağıma bir dövme yaptırmıştım. Hatta eski sevgilimle konuşurken bana ‘Kemiğin acıdı mı?’ diye sormuştu. Annem de kıskançlıktan ‘Onu eline, beni ayağına mı yazdırıyorsun?’ demişti. Annemin kıskandığını ifade ederek böyle bir mesaj gönderdim” diye konuştu.

Eski sevgilisine gönderdiği, “Vallahi annem ölüyor” şeklindeki mesaj da sorulan Gülter, “Akşam vaktinde bir gün odama karga girdi. Annemle çığlık attık. Karga duvardan duvara çarptı. Annem de ne yapacağını bilememişti. Ben de o sırada videoya çektim. Annem de karganın hayırlı olmadığını belirtti. Biz eski sevgilimle onun üzerine mesajlaşmıştık” dedi.

Savunmasında Kervan Eminoğlu ile ilişkisine de değinen Gülter, 2024 yılından beri birlikte olduklarını ve annesiyle yaşadığı tartışmalarda Eminoğlu’na mesaj attığını söyledi. Eminoğlu’na gönderdiği bazı mesajlarla ilgili konuşan Gülter, “Mesajları bir anlık sinirle attım. Dilimizin kemiği yoktu” dedi.

"Kaçma girişimim olmadı"​

Kaçma şüphesiyle ilgili soruya da yanıt veren Gülter, olayın ardından İstanbul’a gittiklerini ancak kaçma amacı taşımadıklarını söyleyerek şöyle konuştu:

“İstanbul’a Tuğba Y.‘nin yanına gittik. Serhat isimli kişi de yanımızdaydı. Dışarıda gözükmemek için Esenyurt’ta bir otele gittik. Burada telefonlarımızı kapatmamızı istedi, bizi dinleyebileceklerini söyledi. Sonra bize toplum baskısından tutuklanacağımızı söyleyerek bizi korkuttu. Sonra sosyal medyada ses kaydı aldığını gördük. Benim pasaport başvurum bile yok. Kaçma gibi bir şeyim olmadı. Kaçma şüphemiz yoktu. Valizimizle Yalova’ya dönecektik, gözaltına alındığımızda.”


"‘Hadi görüşürüz' diye bir ses duymadım"​

İddianamede olaydan hemen önce duyulduğu belirtilen ‘Hadi görüşürüz’ sözlerine ilişkin de savunma yapan Gülter, “Olay anında ‘Hadi görüşürüz’ diye bir ses duymadım. Bu ses anneme ait. Kervan’nın bana evlilik teklifi konusunu konuşuyorduk Sultan’la. Bir de bu konuşmamız oldu o sırada. Annemle birbirimizi mıncıklardık. ‘Bırak’ gibi konuşma bu sırada geçmiş olabilir. Dans ettiğimiz sırada küfretti annem” dedi.

"Malkata şarkısını mutlu olduğumuz zamanlarda dinlerdik"​

Annesiyle mutlu oldukları zamanlarda ‘Malkata’ şarkısını dinlediklerini de belirten Gülter, “Biz mutlu olduğumuz zamanlarda Malkata şarkısını dinlerdik. O gün salonda otururken de dinledik. Annem alkol aldığında dengesini kaybederdi. Çok alkol içerdi. Keyfi içerdi. Konuşması, yürüyüşü değişiyor. 3 şişe içmişti o gün. İlk defa şarap içti” ifadelerini kullandı.

Sultan Nur Ulu’nun suçlamalarını kabul etmediğini de söyleyen Gülter, “Sultan kaza yapmadan önce vakit geçirirdik, birbirimizde kalırdık. Biz Sultan’la olaydan sonra çok ayrı kaldığımız zamanlar oldu. İfadelerini kabul etmiyorum” dedi.

"Camdan eğilerek Çiğdem'in evine bakardı"​

Tuğyan Ülkem Gülter, annesi ile eski menajeri Çiğdem Deniz Emir arasında bir süredir sorun olduğunu da öne sürerek, “Çiğdem ablayla annem konuşmuyordu bir süredir. Onun evine bakıyordu, evde mi değil mi diye. Apartman kamerasına da bakardı hatta annem. Çiğdem abla evden çıkmış mı, çıkmamış mı diye. Eğilip camdan benim odamdan ve kendi odasından bakardı” diye konuştu.

Annesinin yeni çıkardığı şarkısıyla ilgili sorun yaşadığını belirten Gülter, “Yeni çıkardığı şarkısıyla ilgili sıkıntısı vardı. Galiba yayından kaldırılacaktı. Onu takıyordu kafasına” diye konuştu.

Gülter, annesinin daha önce de evde birkaç kez düştüğünü belirterek, “Bir keresinde ben hastaneye götürdüm. Alkollü olduğu için tıbbi müdahalede bulunamadılar” ifadelerini kullandı.

Olayın ardından sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, "Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi. Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi" diye yanıt verdi.

"Annemle aramızda büyük bir problem yoktu"​

Annesi ile arasında, her kız çocuğuyla annesi arasındaki problemlerin olduğunu söyleyen Gülter, "Annemle aramızda sorun yoktu. Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu" dedi.


‎Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, "Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı" diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın ardından neden tekrar yukarı çıktığı yönündeki soruya ise "O an kendimde değildim. Ben cezaevinde, kadın programlarında gördüm. Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Hatırladım" diye yanıt verdi.

Gülter, olay sırasında alkollü olmadığını ve yasaklı madde kullanmadığını da söyledi.

"Olaya karışan herkesten şikâyetçiyim"

Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:

"‎Olayın olduğu gün Kartal’daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla 'Annem düştü' dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık. Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim."

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen ablası Kader Tut, kardeşinin ölümünden sorumlu olan kişilerin en ağır cezaya çarptırılmasını istedi. Kardeşiyle ara sıra tartışıp küstüklerini söyleyen Kader Tut, yeğeni Tuğyan Ülkem Gülter’in suçu üzerine atmak için kendisiyle ilgili plan yaptığını iddia ederek, şöyle konuştu:

"‎Çok elim bir olay yaşandı. Aradan 1 yıl geçti, acısı hala devam ediyor. Kim ya da kimler yaptıysa, en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. ‎Olaydan kısa süre önce Gül ile dargındık. Ara sıra tartışır, küserdik. Tuğyan aradı, ilk defa barışmamız için yalvardı. Hatta Karmen'in doğum günü olduğunu Çınarcık’a gelmemi istedi. Çok ısrar edince geldim ama doğum günü hazırlığı yoktu. Yalandan doğum günü partisi yaptık. Akşamına Gül ile alkol aldık. Ben sigara elimde lavaboya giderken kül halıya düştü. Tuğyan hemen annesine söyledi, hatta küllüğü de koltuğa döktüğümü söyledi. Gül de haklı olarak bana kızdı, kavga ettik. Ben ayrıldım ve Antalya'ya evime gittim. Benim ayrılışım Tuğyan'ın planını bozdu. Oradan ayrılmasaydım belki sanık koltuğunda ben olacaktım. Suçu bana atacaktı. Ben Gül ile bir küser, bir barışırdım. Tartışırdık, sonra beni arardı ya da Antalya'da programı olduğu zaman, 'Lütfen konsere gel' der, barışırdık. Tuğyan çok şirret, sorunlu bir çocuktu. Hiç iyi bir evlat olmadı."

Duruşma, tanık ifadelerinin alınmasıyla devam ediyor. Güllü'nün ölümüyle ilgili “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle hakkında ayrı dava açılan Sultan Nur Ulu’nun da duruşmada tanık olarak dinlenmesi bekleniyor.


Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı Sultan Nur Ulu, “Biz, odadaydık ve eğleniyorduk. Güllü içeri girdi. O sırada ben aynaya döndüm ve daha önce yaşadığım bir kazadan dolayı olan yaralarıma bakıyordum. Arkamı döndüğümde Tuğyan’ın annesini pencereden attığını gördüm. Sonra bana 'Koş' dedi. Ben şoka girmiştim. Çok korkmuştum ve ilk ifadem farklıydı. Cenaze günü Tuğyan bana 'Beni yakarsan bende seni yakarım' dedi. Ben bunu avukatıma söyledim. Kendime dikkat etmemi, delillerin toplanmasını beklememi söyledi. Daha sonra avukatına gerçekleri söylemek istediğimi, artık dayanamadığımı söyledim. Gözaltına alındıktan sonra gerçekleri anlattım. Tuğyan daha öncesinden bana planına dair bir şey söylemedi. Ayrıca, ben yaralarıma bakarken çözülen ses kaydında, ‘hadi görüşürüz bay’ laflarını duymadım. Yaralarıma odaklanmıştım” dedi.

"Ben de görüntülerde soğuk davrandığım görülürse benim açımdan sıkıntı olacağını düşündüm"​

Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Sultan’a, “Olayın ardından cenazedeki görüntülerde 'Katil' dediğin birini neden göğsüne bastırıp teselli ettin? 'Katil' dediğin birine neden böyle merhamet gösterdin?” sorusunu yöneltti. Sultan Nur Ulu ise cevap olarak, “Seyhan hanım cenazenin görüntüleneceğini ve basında servis edileceğini söyledi. Ben de görüntülerde soğuk davrandığım görülürse benim açımdan sıkıntı olacağını düşündüm” diye konuştu.

Tuğyan hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi​

Davada savcı mütalaasını açıkladı. Duruşma savcısı, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in üzerine atılı “üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ““Tasarlayarak Yakın Akrabayı Öldürmek” hapis cezası ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi.

Tuğyan Ülkem Gülter, ağırlaştırılmış müebbet istendi.

İddianame​

İddianamede, Gül Tut’un 26 Eylül 2025’te kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in odasının penceresinden 18,17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtildi. Olay anına ilişkin ses kayıtlarını inceleyen İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişileri, düşmeden hemen önce duyulan “Hadi görüşüürüüüz” sözlerinin Gülter’e ait olduğu kanaatine vardı. Savcılık, bu sözlerin ardından Gülter’in annesini pencereden attığını ileri sürdü.

Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu ise ilk ifadesinde Tut’un alkollü olduğunu ve düştüğünü söylerken, daha sonra Gülter’in annesini pencereden attığını gördüğünü öne sürdü. Ulu hakkında bu nedenle “yalan tanıklık” suçundan ayrıca dava açıldı.

İddianamede Gülter’in olayın ardından telefonunu değiştirmesi, cihazı fabrika ayarlarına döndürmesi ve bazı mesajların silinmesini istemesi de deliller arasında sayıldı. Savcılık, Gülter hakkında “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.
 
Umarım en ufak indirim dahi uygulanmaz bu kişiye..
 
Ya insanlar nasıl bu kadar vahşi oluyor anlamıyorum.
Benim düşmanım olsa balkonda duruyor it düşsün ceza da almayacaksın deseler yine elim gitmez Allah'ından bulsun derim.
Anne ya seni 9 ay karnında taşısın büyütsün sen mal mülk için bunu yap.
Aklım almıyor cidden.
Nasıl bir vahşet bu.
 
Geri