Gülle Veda - Salim Diyap

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2753 gün önce aktifti

buruşturulup atılan o kağıt taydı yüreğim
​
​

kim​

ne zaman​

neden​

kime göndermişti bilmiyorum​

o yüreğime saplanan ağrıdan mıdır nedir​

anladım ki o buruşturulup atılan kağıttaydı yüreğim​

beklemişti​

arzulamıştı​

ve vermişti karşılıksız sevgilerde döllenen her duyguyu​

iki sürmeli göz hatırına​

o yaban mersini kokan yüzüne hürmeten​

Akdeniz in yorgun mavisine yüz suretini çiziyordu​

her gün yüreğimdeki avare çocuk​

şimdi tuzundan mıdır nedir​

bilinmeyen bir tat var ki Akdeniz de​

acı mı acı​

kekre mi kekre​

yediğim her meyve ham hurmadır​

ve zamansız koparılmış dalından​

yar​

bir bilsen bu can tırmalayan özlemleri​

bir bilsen selamların tadını alınmışsa kuş kanadından​

ben martıların bile uğramadığı o ada da​

selamımı kendi kendime yollarım da​

sen bilmezsin​

bu selamların bir avuntudan ibaret olduğunu​

o buruşturup attığın kağıtta da bir yürek olduğunu​

yüreğim​

sana gelen her selamın bir yalandan ibaret olduğunu bilsen de umursamasın​

sen​

selama açsın çünkü​

gerçeğe değil​

yüreğim​

hangi fırtınanın tozan ve çiçek kıran esintilerinden alabilirdin ki​

bu yürek yarısı selamı​

o gün doğuşuna eş sima olmazsa​

yüreğim​

yalanın selamı olur da siması olmaz mı hiç​

sevdaya dair her yalana yelken tutan​

yürek vuruşlarına inip çıkan gönüllerin​

yolgeçen hanı olmuşsa özlemlerin​

her gün doğumunda misfirinse o kırlangıç çırpınışlı gözler​

yalanın sureti olmaz mı hiç​

sen oralı olmasan da yüreğinde allı pullu yalanların elvan şekli yüklüdür​

ve sana öyle yakındır ki​

saymaktadır iç çekişlerini​

artık sen​

baharlara beşik sallayan güzel bir simanın süslediği yağmur sesinden anlarsın​

güzel bir yüzün kapıyı çaldığını​

ufuklarda bulutlanır her an o güzel yüz​

oysa sen çoğu zaman sadece rüzgara açarsın kapını​

güzel bir simaya açarcasına​

ne fark eder ki​

o ne denli özlense de yoktur​

sen yatmışsan onu​

ve her zaman ondan güzeline yollar döşeyebilirsin yüreğinden​

rüzgar gelir rüzgar gider​

o esintiler de arzuladığın​

çağırdığın​

yarattığın​

gidici misafirindir artık bahar kokularıyla​

gel gör ki o senin kendine söylediğin bir yalandır​

ve bu yalana inanmışsındır​

inanmışsın​

ve tatlar değişmiş hayatında​

ekmeğine gül kokusu sinmiştir bir kez​

ya açsın artık​

ya gülle paylaşırsın lokmalarını gönül sofranda​

her lokmada büyür yediğin içtiğin tat​

ne yersen gül dür artık​

ne içsen bir yudum sevda​

ağrıların diner​

onarır yaralarını acıların​

hiç kimseye elini vermeden kalkarsın ayağa​

seni dermanından alıkoyan bu rüzgar kapını her yokladığında​

seni bulur o gül ün kucağında ​
 
Geri