Günlük Giden Kuşlar

  • Kullanıcı BuYuCu
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 8 saat önce aktifti
Kadın der ki: “Çok yoruldum
Erkek: “Yorulduysan yapma
Kadın: “Ben yapmazsam kim yapacak?”
Kadın der ki: “Çok yoruldum
Erkek der ki: “Sen kendini yormayı seviyorsun



Erkek yorulunca bırakır.
Kadınsa tükenince
 
Yılana bin yıl bal içirmişler yinede zehir kusmuş. Hain insan haindir nankör insan nankördür. Bazı insanlar değişmez boşuna çabalamayın..

 


Aralar uzak değil Yollar dağlar engel değil Kapılar kapali olsa umrumda değil Bildiğim var o da sen kalbimdesin Yar
 
16 yaşındaki Mustafa Eti, bir tuğla fabrikasında, gece vardiyasında, teneke içinde ateş yakarak ısınmaya çalışırken yaşamını yitirdi.
Bu, ülkedeki yoksulluğun, adaletsizliğin ve çocuk emeği sömürüsünün en acı sonucu. Hiçbir çocuk geçim için çalıştırılmamalı, hiçbir çocuk ısınmak için yanarak ölmemeli.
Bu düzen değişmeden, hiçbir çocuk güvende olmayacak. Mustafa, bu ülkenin çocuklara borçlu olduğu adaletin hatırlatıcısı olacak hafızamızda kalacak
 
Sevgili "Mısayıb"ım Hasan Ağırdağ' dan iki kitap geldi. Rabat' ın ilk baskısını okumuştum, harikaydı. En yakın zamanda "Nehirde Bult İzi" adlı kitabı okuyacağım. Biraz öyküsünü biliyorum, ateşli sayıklamaların dışa vurumundan haberdarım. Okuduktan sonra kuşkusuz cümle düşüreceğim bu meydana. Rabat' tan bilirim ve derim ki mutlaka edinin ve okuyun, Hasan Ağırdağ' ın kalemi lirik bir nehir gibidir, dağlar arasından yol alır gider.

565306175_1765250868211077_4911201930571121722_n.jpg
 
2 Temmuz 2022 yılında Katliamın yıldönümü nedeniyle Sivastaydık. Anma sonrası sevgili Hasret Gültekin’in ailesinin yaşadığı İmranlı Han köyündeki evine konuk olmuştuk. Yaslı ve acılı yüreğiyle bizi karşılayan Hace Ana Herbiriniz benim için birer Hasretsiniz diyerek ağırlamıştı. Hasret gültekin’in doğduğu o evde kaybettiklerimizi ağıtlar ve deyişlerle anmıştık. şöyle düşününce aklıma geldi

 
Son düzenleme:


Delikanlım!
Sen ki, ya bir köşebaşında kan sızarak başından gebereceksin.
Ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
Onları göremezsin belki bir daha
Delikanlım!
Belki beni anladın.
Belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.
Nazım Hikmet
 



Sarhoş bi adama bakamam ben ömür boyu dedi.Altı üstü dolaptan bira vericen yaşlanınca.
Tekele de çocuğu gönderirdin işte.Niye büyütüyorsun ki.
 
İstediğin kadar "Unutacağım" diye uğraş
Nasılsa bir şarkı çalar kulağına bir yerlerden
Ve tekrar hatırlarsın...!

 
Ne kadar mahvolduğu zerre umrumda değil bu hayatın.Nasıl daha güzel mahvolabilirdi diye de düşünmesem
paşalar gibiyim

 



Merdiven altlarında,apartman boşluğunda öpüştüğümüz kızlar yuva kurdu
 
Hak gasp eden holding patronları koruma altında, madenciler gözaltında!
Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Başaran Aksu da gözaltına alındı.
Enerji Bakanlığı ve Ankara Valiliği madencinin geri adım attığını göremeyecek! Madenciler kazanacak biz kazanacağız!

 



Koşarken Hayallerinin Peşinden ..
Ve ,Bir Şarkı Çalar
- Düşer DamLalar Gözünden. . !
 



Samimiyetine inanmadığım her insandan uzaklaştım ben...
Şimdi sorma bana niye uzaksın diye..
 


Aynı şarkıyı 100 kere dinleme manyaklığı olan,sabah suyu yüzüne çarparken suyun bileklerden dirseklerine akmasına uyuz olan,buzdolabını açıp boş boş baktıktan sonra kapayan,kulağında mp3 ile gezerken klip tadında yürüyen,ellerini bi türlü ısıtamayan,çift bölmeli çakmakta her iki tarafta gaz seviyesini dengeleme ihtiyacı duyan,girdiği kapalı bir mekanda ilk önce çıkış kapısının nerede olduğunu arayan, masaya oturduğu zaman ilk olarak ayaklarını koyacak yer arayan,küçükken radyodan kaset dolduran , milimetrelik iki eli birden doluyken elektrik düğmesini burnuyla açıp kapayan,otobüsü kaçırınca gurur yapıp arkasından koşmayan,hayatında hiç lost izlememenin eksikliğini hissetmeyen,eşşek kadar kızların 3 yaşındaki kızlar gibi konuşmalarına sinir olan,yolda giderken kaldırımdaki karo taşların çizgilerine basmamaya özen gösteren,gülünmemesi gereken yerde gelen gülme krizinin verdiği haz ve acıyı birçok kez yaşamış olan,bir türlü insanlara güvenmemesi gerekirken her defesında aynı hataya düşen,kazanmışlıkları ve kaybettikleriyle güçlenen hayatı sil baştan yaşamayı seçen koca dünyanın bir nedeni de ben olayım diyen bir insan oğluyum.
 


Ve sen kendini bok gibi hissedeceksin. Haklı olarak. Ve üzüleceksin. Ve sen üzüldüğün için ben de üzüleceğim. Ama bunu çaktırmayacağım. Ve sen benim taş kalpli ve vicdansız biri olduğumu düşüneceksin. G*t*n önde gideni olduğumu düşüneceksin. Bu düşüncelerini bir terbiye süzgecinden geçirip smslere dökeceksin. Ve ben onları okurken şöyle düşüneceğim, “Sanırım ben bu dünyaya insanların kalbini kırmak için geldim.” Sonra bir gece saat ikide, alkollüyken telefon açıp bağıra çağıra dökeceksin içindeki bütün zehri. Ama benim kafam o an yazdığım şeyin zehriyle dolu olduğundan senin zehrinden etkilenmeyeceğim ve diyeceğim ki, “Yarın akşamüstü bir kahve içmeye ne dersin?” Ve sen de diyeceksin ki, “Yarın akşamüstü gelip seni bıçaklamama ne dersin bencil piç? Bip bip bip biiiip…” Her neyse. Dışarıda kahve içmekten nefret ederim zaten, evde yeterince içiyorum. Kahve içelim dememin nedeni, bira içip duygusallaştıktan sonra aynı döngüye tekrar başlamaktan korkuyor olmam. Sonuçta bir gün, o kahveyi barış içinde içeceğiz, havadan sudan konuşacağız, herkesin herkessiz yapabileceğini bildiğimizden (Aysel b. ne güzel kadın); kendimizle, o ana kadar ki bütün aptallıklarımızla dalga geçebileceğiz ve en sonunda, “Ne güzel böyle, bunu her zaman yapalım,” diyeceğiz. Masaya gelen, donmuş sümüğü üst dudağına yapışık çocuktan selpak ve bu işi sadece hayır için yaptığını iddia eden adamdan tükenmez kalem alacağız. Selpak mı kalem mi diye soracağım. Tabii ki de kalemi seçeceksin. Sonra aramızdaki sessiz anlaşmaya uyarak, bir daha bu kahve faslını hiç tekrarlamayacağımızı bilerek, ayrı yönlere gideceğiz.
 



Toprak Gibi Olmalısın..
Ezildikçe Sertleşmelisin!
Seni Ezenler Sana Muhtaç Kalmalı!
Hayatı Sende Bulmalı.
 


iyice tanımadan hiçbir insana asla bağlanmayın; acı çeken hep siz olursunuz
* Sizin varlığınızı dikkate almayanı siz hiç almayın…
* Konuşmayanla asla konuşmayın…
* Güvenmediğiniz biriyle asla dostluk kurmayın…
* Yalanını yakaladığınız kişinin düzelebileceğini düşünmeyin…
* İnsanlara doğru değer verin ve hak etmeyenleri silin…
* Kimseye yalvarmayın ve karşısında asla ezik olmayın…
* Sır tutmasını çok iyi bilin…

* Dostlarınızın, her şeyden daha önemli olduğunu unutmayın.
* Hak ettiğiniz sevgiyi alamadığınız zaman, asla kendirinizi üzmeyin; sorunun siz olmadığını bilin…
* Sizi sevenlerle kullananları iyi ayırt edin…
* Sizi dinleyip anlama niyeti olmayanlarla asla tartışmayın..
* Kendinize saygınızın yitirmenize neden olacak hiçbir şey yapmayın..
* Gözyaşlarınızın değerini bilin ve onları hak etmeyenler için asla harcamayın…
* Kendinizi, olabildiğince çok sevin...!!!
 
Geri