fenerbahçe ilk yarım saatte daha iyiydi ve 1-0 öne de geçti ama sonrasında tam da beklenen şey oldu; dakikalar geçtikçe yorgunluk ve fiziksel düşüş baş gösterdi. takım beşiktaş'ın atletizmine ve agresifliğine karşılık verememeye başlayınca oyun üstünlüğü beşiktaş'a geçmiş oldu. bunun ana sebeplerinden biri biz lyon ve samsun deplasmanları oynayarak gelirken beşiktaş'ın formalite zalgris ve içeride çorum gibi hafif maçlar oynayarak gelmesiydi. bir diğeri de daha genç bir takım olmaları zaten. fener aynı ilk 11'le bu tarz zorlu maçları dar takvimde oynayabilecek fiziksel kaliteye sahip değil. bu zaten bilinen, söylenen bir şeydi.
pozisyon tartışmalarına da hiç girmeyeceğim, iki tarafın da haklı olduğu hatalı pozisyonlar var.
sadece maçın genelinde iğrenç bir hakem yönetimi vardı. bu kadar pozisyon süzemeyen, bu kadar kolay faul çalan, bu kadar garantici, bu kadar onlara verdim bunlara da vereyim eyyamı yapan, bu kadar bariz kartları atlayan derbi hakemi olmaz. her şeyi geç ben hayatımda ilk defa çarpışma sonucu yerden kalkamamış kaleci varken maçı devam ettiren, görmediği pozisyona görmüş gibi hareketler yapan hakem görüyorum. bak yanlış görmek ya da yanlış yorumlamak değil. kameralara yansıdı mı bilmiyorum ama trossard'ın kabak gibi elle kestiği topta "gördüm el kapalıydı" gibisinden hareketler yaptı herif. yani bir adamın o pozisyonu görüp el kapalıydı deme şansı yok. ya görmedin g*tünden uyduruyorsun ya da gördün kasten vermiyorsun. pozisyondan bir şey çıkacağından değil ama işte hem yeteneksizlik akıyor hem de niyet kötü.