Fatma Girik’in Annesi de Oyuncuydu…

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Fatma Girik’in Annesi de Oyuncuydu…

Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Fatma Girik’i herkes tanır. Ama annesi Münevver Girik’in de bir dönem kamera karşısına geçtiğini pek az kişi bilir. 1960’larda birkaç filmde rol alan Münevver Hanım, aynı zamanda kızının hayat hikâyesinin en sessiz ama en güçlü kahramanıdır.
Müesser Girik ise usta görüntü yönetmeni Gani Turanlı ile evlenmişti. Böylece sinema, adeta tüm aileyi içine almıştı.
Münevver Hanım, yıllar önce Ses Dergisi’ne kızı Fatma’yı şöyle anlatmıştı:
“Fatma, Kocamustafapaşa’da beş yıl aynı okula gitti. Hiç sınıfta kalmadan bitirdi. Çocukken bana sürekli masal anlattırırdı. Her gün başka bir masal isterdi. Ben de uydurur uydurur anlatırdım. O günlerde fabrikada çalışıyordum. Dört yaş küçük olan kardeşi Müyesser ile birlikte onları evde kilitli bırakırdım; çünkü bakacak kimsemiz yoktu. Daha bir aylıkken zatürre olmuştu, zor kurtardık. İkinci Dünya Savaşı yıllarıydı… Karartmalar yapılır, ekmek vesika ile dağıtılır, ilaç bulunmazdı. Bir gün köpek ısırdı, kuduz aşısı için tam altı defa iğne oldu.
Sonra fabrikadan ayrıldım, Beyoğlu’nda bir konfeksiyon mağazasında çalışmaya başladım. İlkokulun ardından İstanbul Kız Lisesi’ne yazdırdık ama yedinci sınıfa kadar okuyabildi.
Bir gün eve babasının arkadaşı, sinema operatörü Fahrettin Danışman geldi. ‘Kızınız çok güzel, niye Türk filmlerinde oynamıyor?’ dedi. Sonra Leke filminde bin liraya başrol oynattı. Açıkçası meşhur olacağına ihtimal vermiyordum. Ama her anne gibi içten içe istiyordum da… O filmden sonra teklifler yağmaya başladı. Biz ona bakarken, o bize bakar oldu. Çalışmama izin vermedi. Kardeşini Kız Sanat Okulu’na yazdırdı.
Ben ise Fatma’nın öğretmen olmasını isterdim. Onun bu kadar meşhur ve zengin olacağı aklıma bile gelmezdi. Çocukken bebek alacak paramız olmazdı. İlk filminden kazandığı parayla kocaman bir bebek alıp eve getirdiğinde sevinçten ağlamıştı.
Bunca şöhrete rağmen hiç şımarmadı. Hâlâ gizli gizli Kocamustafapaşa’ya gider, ‘Tarzancılık’ oynadığı, kırık kiremitlerle kaydırak yaptığı eski arkadaşlarını bulur, boyunlarına sarılır, ağlaya ağlaya öper. Fahrettin Ağabey sebep olmasa, biz hâlâ o tek katlı gecekonduda eski hayatımıza devam ediyor olacaktık.”


789216630_2231487347645235_3051323218933627593_n.png.jpeg
 
Geri