anladığım kadarıyla cümle, unutmak ile kabullenmek arasındaki farkı sorguluyor. insan bazen geçmişte yaşadığı bir şeyi gerçekten unutmaz sadece onunla yaşamaya alışır ve artık eskisi kadar yoğun tepki vermez.
kaban burada, bir zamanlar insanı sımsıkı saran ve içini ısıtan bir duyguyu, sevgiyi ve yaşanmışlığı temsil ediyor.
yeni masa ise o eski kabanın artık ait olmadığı, geçmişteki anlamını taşımadığı yeni bir zamanı ve mekanı simgeliyor.
peki insan, artık kendisine ait olmayan bu yeni yerde eski kabanını yeniden ortaya çıkarıp o duyguları tekrar dile getirirse, bu gerçekten geçmişi yeniden yaşamak mıdır yoksa sadece ona alışamamış olmak mı dır? diyor.
aslında kabanın konu ile hiçbir alakası yok.
bu arkadaş farklı yollarla güzel metafor ve istifham yapıyor aslında, kıymetli bir yazar.
diyor ya şair diş çektirmek gibi yokluğu, ilk günlerde dilin sürekli o boşluğa gider ve yokluğunu yadırgarsın o boşluk hiç dolmaz ama zamanla o hisse de alışırsın, (implant çok pahalı sevmek fakir işi değil, sevmek fakire bile haram : ))