Eski Bakır

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 1816 gün önce aktifti
Bir çığlığın içinde yakalıyorum seni
Kaç kez İstanbulsu,
Parıldayan, ısıtan, yakan bir alev gibi.
Üstünde uzun, pis, yalnız sokakların yağmuru..
Odaların, merhabaların, gülücüklerin sıkıntısı
Tramvayların, vapurların sıkıntısı
Yitmiş aşkların, yitecek aşkların
Aynı vazoların, aynı öğütlerin, aynı yasakların sıkıntısı.
Yakalıyorum, öpüyorum, avutuyorum.
Karanlık etini kemiriyor,
Vaktimiz kısa,
Düşlerimizi kolluyorlar durmadan
Durmadan kovuşturuyorlar
Mendilimi ıslatıp alnına koyduğum
Suyundan içtiğimiz hayat çeşmesi,
Yalnız-geceler boyu uzanan kadını bakırlarda
Durmadan horluyorlar.
Geyiğim, saklım benim
Bakma arkana, ne olur, aldırma
Onulmazlığımızdan büyük yapılar kurduk
Horlandıkça aşkımız, derya.
Vaktimiz kısa,
Karıncalara, rüzgarlara, sulara dokunmak
Uyanan toprakları bilmek gerekiyor.
Ormanlar görmüş dolunayın tılsımını
Ağlamayı unutmadan
Dövüşmeyi bilmek
Tırnaklarınla tutunmayı bilmek gerekiyor
Sağılandığımızı, kollandığımızı bilmek gerekiyor

Kapa tunç, kapılarını gece
Soğuktan, kırgın, parasız milyon kişi.
Geyiğim, saklım benim,
Ölüm dayanmadan kapıya
Sev, öp, yitir beni

Yazar : AHMET OKTAY
​
 
Geri