-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.734
-
- Tepkime puanı
- 3.996
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
Filozof Rousseau’ya göre insanın eşitsizliğinin ve mutsuzluğunun hikâyesi belki de tek bir çitle başladı.
Bir gün kurnaz bir adam toprağın bir parçasının etrafını çevirdi ve girişine “Burası benim.” anlamına gelen “özel mülkiyet” dedi. Asıl şaşırtıcı olan ise bunu söylemesi değildi. Diğer insanların ona inanmasıydı.
Kimse çiti söküp atmadı. Kimse, “Toprak nasıl senin olabilir?” diye sormadı. Aksine herkes kendi çitini çekmenin, kendi toprağına sahip olmanın ve diğerlerinden daha fazlasını biriktirmenin peşine düştü.
Böylece insan, sahip olduğu şeylerle kendisini ölçmeye başladı. Eşitliğin yerini rekabet, özgürlüğün yerini bağımlılık, sade yaşamın yerini hırs aldı.
Rousseau’nun asıl eleştirisi şuydu: İnsan doğuştan eşitsiz değildi; eşitsizliği üreten bir düzen kurdu ve sonra o düzenin kurallarını doğal sandi.
Bir gün kurnaz bir adam toprağın bir parçasının etrafını çevirdi ve girişine “Burası benim.” anlamına gelen “özel mülkiyet” dedi. Asıl şaşırtıcı olan ise bunu söylemesi değildi. Diğer insanların ona inanmasıydı.
Kimse çiti söküp atmadı. Kimse, “Toprak nasıl senin olabilir?” diye sormadı. Aksine herkes kendi çitini çekmenin, kendi toprağına sahip olmanın ve diğerlerinden daha fazlasını biriktirmenin peşine düştü.
Böylece insan, sahip olduğu şeylerle kendisini ölçmeye başladı. Eşitliğin yerini rekabet, özgürlüğün yerini bağımlılık, sade yaşamın yerini hırs aldı.
Rousseau’nun asıl eleştirisi şuydu: İnsan doğuştan eşitsiz değildi; eşitsizliği üreten bir düzen kurdu ve sonra o düzenin kurallarını doğal sandi.