Çok eskilerde, o zamanları da İstanbu'da sürekli sular kesilirmiş. Evin ağası yayladan gelirmiş ve banyo yapacak kadar su olmadığı için ayaklarını yıkatırmış. Bütün gün yaylada o İnekleri, Boğalar da onu kovaladığı için yorgun gelirmiş. Ve evin ağasıymış bir de, tabi ki sözü geçecek. Ayakları yıkanacak, çayı demlenecek. Yoksa evde ayak kokusundan durulmayacak. Çünkü ağa yorgun ve de tembel olduğu için aynen öyle yatmaya da kalkacak.
Eskiden "belki" hayat koşulları nedeniyle zorunluydu. (Ben kafamda öyle canlandırıyorum) Ve kadınlar da her söyleneni yapmak ile yükümlüydü, çünkü gidecek bir yerleri yoktu. Günümüzde ise anca ağa fantazisi olur.
Tabi zorunlu durumlarda neler yapmak zorunda kalabilirsiniz? onu hiç düşünmeyin. Hasta bakıcılara bu konuda danışabilirsiniz.