Kardeşim, bu iş maddiyattan sadelik dümenininden şundan bundan çıktı artık. Uzun yıllardır Türkiye'de değildim. Geri döndüğümde çok şeyin değiştiğini gördüm. Bunlardan biri de düğünlere olan sevdamızın eskisinden çok daha fazla kabarmış olması. Özellikle kadınlar nazarında. Gelin ve damattan daha ön planda olan bir şey varsa oraya gelen kadınların tamamına yakının derdi giyinmek veya giyinmemek olmuş. Kendi aralarında gözle görülmez bir savaş peydah olmuş. Kafanı nereye çevirsen et...
Bir misafirliğe gitsek, ev sahibine karını çağır gelsin oynasın desek... Ne olur? Cinayet sebebidir. Keserler. Bak doğrarlar adamı. Çocuk oyuncağı değil bu işler. Düğünlerin gece kulüplerinden, pavyonlardan, diskoteklerden farkı nedir? Bilen var mı? Hayırdır ulan? Eşim kalkıp o kadar adamın gözünün önünde oynayacak, orası burası hafızalara kazınacak, ben de orada adam diye oturacağım öyle mi? Geçin o işleri kardeşim. Başlarım sizin dansınıza, giyeceğiniz elbisenize, basacağınız havanıza, özgürlük nağranıza. Aman düğünde herkes öyle giyiniyor, aman plajda herkes şöyle giyiniyor, aman ben ne giyeceğimi bilirim ayakları, fakat eve misafir gelince aman üsturuplu giyinelim nolur nolmaz. 72.5 millete teşhir et, gel misafirden kollan. Hakaretin de böylesi.
İstemiyoruz kardeşim. Ben kendi düğünümde birilerinin kendisini teşhir etmesine sebep olmak istemiyorum. Geldiğimiz nokta budur. Gidip nerede soyunmak istiyorsa soyunsun millet.