Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
herkes her şeyi yapabiliyor,
çünkü kimse hayır demeyi öğrenmemiş, yapamıyorum, yapamam demeyi öğrenmemiş.

o kadar mükemmeliz ki bu kadar berbat şeyler ortaya çıkarıyoruz.
 
bir de çok fazla konuşup boş çıkan insanlar var (ne çoklar değil mi?)

tamam, kendini ifade edebilmek, kendini tanıtmak güzel şey ama sanki biz kendimizle ilgili kısma daha çok önem veriyoruz. çok fazla tanıtıp içerik kısmını önemsemiyoruz. iş icraate geldiğinde sönüp kalıyoruz.

(döngüsel'den tespitler devam edecek.ddd)
 


Ben ne yapmışım böyle????
 
mucizeler ne zaman gerçekleşir?
onlara ihtiyaç duyduğumuzda mı?

asıl ihtiyacımızın mucize olduğunu nereden bilebiliriz peki?
 
Tam her şeyden vazgeçip pes edecekken, derinlerden bir ses "sen güçlü bir kadınsın, bunda mı yıkılacaksın?" diye ısrarla soruyor.

Aklımı çeliyor, yine direniyorum.
Ben bu sese hiç karşı gelemiyorum.
 
yaşlılardaki atamama ve biriktirme hastalığı bende, "sonra bir daha okurum" diye açtığım sayfaları kapatamama şekline dönmüş. onlarca sayfa, onlarca link..

bu da iğrenç bir şey, sanal çöplük!
 
yenilirken yenmek nedir bilir misin?

bu pollyannacılık değil, bardağın dolu tarafını görmek hiç değil. bu başka bir şey, egoyu öldürüp sevginin içeri girmesine izin vermektir.
 
çok fazla iyi niyetli olduğumu düşünürken fitne ve fesat düşünceler içinde boğulduğumu fark ettim.

içimdeki ben'lerle savaşmayı seviyorum.dddd bazıları çok eğlenceli.: ))))
 
belli bir seviyeye geldikten sonra da sıkılıyor insan.
halbuki hedefler gerçekleşmeden önce ne kadar çekici görünüyorlardı.
 
niye bunca zaman bekledim bilmiyorum, bir insanın kendini keşfetmesi için nasıl da uzun yıllara ihtiyacı varmış...

evren, bir teşekkürü hak ettin sanırım. yöntemlerinin hiçbirini anlamasam da sonuçlar harika.
 
bu şey gibi, hani birini çok seversiniz ama hiçbir kelimeyi ona yakıştıramazsınız. hangi kelimeyi kullanırsanız kullanın hep eksik kalır. siz de susarsınız mecburen.

ama karşı taraf bunu bilmez ve hiç de umursamıyor, bir kelime bile söylemiyor der, sonra soğuk davranmaya başlar, falan filan diye uzar gider.

böyle bir şey işte. (ney???)
 
Bu sey, ''gec kalinmislik'' akabinde ''pismanlik''. Aklima bir arkadasim geldi, babasi ile baglari hep mesafeliymis ve hicbir zaman kucaklayip ''seni seviyorum babacim'' dememis. Vefat ettikten sonra bir gun bana ''sen sen ol hayatta iken sevdiklerinin hepsine seni seviyorum de'' demisti.
 
nefret ettiğiniz insanlardan ancak onları severek ayrılabilirsiniz.

nefretin bağları o kadar güçlüdür ki ayrılmanızı engeller, oysa sevgi özgür bırakır, hiçbir yere hiçbir şeyi hapsetmez.
 
Bizimkiler'deki Cemil'i aratmayan bir teyzem var. Birkaç ay önce yan apartmanımıza taşındılar. Apartman kapısını ne zaman açsam, nasıl duyabiliyorsa artık, hemen balkona fırlıyor. Her seferinde yakalanıyorum ve her seferinde lafa tutuyor beni. Arkadan dolaşıyorum görmesin diye, nafile. Kurtulamıyorum antenlerinden. Hayır bir de ayağı ameliyatlı bu kadının, hangi ara duyuyor, hangi ara çıkıyor, daha çözemedim.dddd
 
karşımızdaki insanlar bizim birer yansımamızsa eğer ben fazlasıyla negatif bir insanım demektir.

arınmam şart, hamam da paklamaz beni.
 
(oyy canım konum... özlemişim burayı.: ) )

***

iki yemek yapınca kendimizi dünyanın en iyi aşçısı, iki sorunun üstesinden gelince kendimizi dünyanın en zeki insanı sanıyoruz. bir anda her şey önemini yitiriyor ve herkes bizi onaylamak zorundaymış gibi düşünüyoruz.

reddedildiğimizde, hatalı bulunduğumuzda bunu asla kabul etmiyoruz. haksız olan kesin karşı taraftır, biz mükemmeliz çünkü, kusurlu olma ihtimalimiz hiç yok!
 
Dün malumatın konusunda görünce, Sherlock Holmes dizisini izlemeye başladım. Az sezonlu, az bölümlü, sıkmayan, gayet akıcı bir dizi.
 
az konuşunca insanlar, ne kadar haklı olduklarını düşünüyorlar. cevap vermeyince, tepki vermeyince söyledikleri dışında hiçbir seçenek olmadığını düşünüyorlar.

izlemesi keyifli. bekleyişlerini ve hiçbir şey elde edemeyişlerini görmek de keyifli.

daha çok durmaya ihtiyacım var.
 
ne zaman bir şeyle uğraşsam ters tepiyor.

evren! çalışma şeklini hiç sevmiyorum senin. bi uzlaşamadık gitti.
 
çok az kişiyi seviyorum, haliyle çok az sevenim var. hayatımda kalabalıklara asla katlanamıyorum. ne kadar çok sevgi, o kadar sorumluluk ve beklenti demek. bu da hayatımın bir kısmını dolaylı da olsa onların belirleyeceği anlamına geliyor.

bu yazdıklarımı da unutacağım.

Mustafa Kartal dışında nefes teknikleri için sağlam bir yere ihtiyacım var. (nedense sevmiyorum bu adamı) evet, teh ihtiyacım olan şey, sıkılmadan uygulayabileceğim pratik birkaç egzersiz..
 
Geri