Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 2 saat önce aktifti
"bende oluşturduğu hisse baktım, hakkında zerre düşünmedim"

dedi başka bir iç ses.
 
Garip ama doğru:
Kişiyi kendi yönünde yürütmek isteyen biri,
onun kendi yolunu aramaya çıkmasını, kendi yönüne yönelmesini sağlayabiliyor.
- Bu da, "kendi" sözcüğünün dilsel
kaypaklığı değil,
yalnızca...

Oruç Aruoba - De Ki İşte isimli kitabından
 
Pamuk ipliğine bağlı hayat. Anlık yaşıyoruz. Her an elden kayıp gidebilecek, hiç de sağlam bağları olmayan bir can var içimizde. Kayıplar o kadar çok ki, elde kalan o kadar az ki, korku yenik düşmüş güvene.

Şükür; sözden öte, verilene sahip çıkmakla, ona değer vermekle gösterir kendini. Bir şükür kaç korkuyu yener? Hesap kitap işi değil bunlar. Sözden ibaret, kelimelerle aciz...
 
Kafam bomboş. Hiç bu kadar yalnız ve rahat olmamıştım. Bomboş.

Tezer Özlü - Her Şeyin Sonundayım (Sayfa 14)
 
acayip acayip böceklerin istilası başlamış,
onları öldürmemek için sarfettiğim onca çabaya rağmen cinnet geçirmenin "an"lık bir şey olduğunu düşününce, ürperiyorum.
 
"En güzel deniz, henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk, henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz, henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz,
Henüz söylememiş olduğum sözdür."


Nazım Hikmet
 
Verilen tepkinin şiddetine göre yakınlığın derecesini tespit etmek?
Az tepki uzaklığa, çok tepki yakınlığa yorulduğunda, acıdan zevk almanın bir yolunu da bulmuş oluyoruz.: )))
 
Bir şey söylerken, ben bunu yapıyor muyum diye kendine sormalı kişi. Sorabilmeli ki söz ağzından çıktığı vakit kendine sertçe dönüp yaralama olasılığı olmasın. Belki sorduğunda daha az konuşması gerekecektir, fakat kimse çok konuşmak zorunda değil, akıldan her geçen sese dönüşmek zorunda değil.

(Aynı hatayı defalarca yapmış biri olarak, hatırlatma amaçlı yazılmıştır.)
 
Her an sallanıyorum, yıllardır geçmiyor şu his. Gerçeği geldiğinde donup kalıyorum. Beynim duruyor sanki...
 
umut inatla beni bırakma diyor.
acıdım üstüne binen onca düşünceye, bir şans daha verdim.: )
 
Kapatacağım burayı, karar vermeye çalışıyorum.. )))
 
Kapatacağım burayı, karar vermeye çalışıyorum.. )))

Vazgeçtim, kalsın, ne zararı var?

**

Sermayem, aklım ve tecrübelerim. Bitmeyen, tükenmeyen ve her gün artan bir hazine. Değeri sonsuz..
 
Vaktiyle, ona buna olmamış diyerek her şeyi eleştirenlerin geldikleri durumu gördükçe, gülüp geçiyorum.
Ne yapayım, sen öyleydin diyerek haklı olmanın sonsuz gururunu mu yaşayayım? O gurur beni mutlu etmiyor, boğazımda bir yerlerde düğüme benzer bir hisse neden oluyor.

Kin tutabiliyorum ama kinim ihtiraslı bir intikama dönüşmüyor.

İyi böyle.: )
 
geçen zamana bir şeyler yapmalı, sıkıca bağlayıp sağlam bir yere bağlamalı.

bu kadar hızlı akmıyordu eskiden, nasıl gelip nasıl geçiyor anlamıyorum.
 
Her rüzgar esişinde tozlar kalkıp yer değiştirir. Kimi ilaçlar da tıpkı tozlar gibi, etkilerini rüzgardan uzakta gösterebiliyorlar.
 
Yaş büyüdükçe hesaplar da küçülüyor,
Bu şey gibi; küçükken kurulan büyük hayallerin ilerleyen yaşlarda küçülmesi gibi..
 
Coelho sarmıyor artık, Portobello Cadısı tam bir hayal kırıklığı.

(Elif'i de hiç sevmediğimi hatırladım.)
 
Geri