Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 2 saat önce aktifti
her şeye çok kolay ulaşabileceğinin algısını yaratmak. sonra da ulaşılabilir şeyleri kısıtlamak ve kontrolünü elinde tutmak.

oyuncak ettiniz insanları, ipleri tutan elleriniz yorulsun inşallah.
 
neresinden tutarsan tut kirleneceğin belli, tutmama seçeneğin de yok.
işte tam bu noktada kire olan bakışın değişiyor, bir anlaşma sağlıyorsunuz. birlikteliğinizin süresi dolana kadar iyi geçinme anlaşması, o ağzınıza yüzünüze bulaşmayacak, siz de ondan şikayet etmeyeceksiniz.
 
sağa bakıp soldan medet ummak.
yaptığım tam olarak bu aslında. yönlerimi şaşırdım yine.ddd
 
Çaba sarfetmeden ne yaptığına, ne yapabildiğine bak diyor Quetzal'in hocası Bilge Adam.
 
daha gelmeyecek olmana sevineyim mi? hiç gelmeme ihtimaline üzüleyim mi?
bu sınavlarını hiç sevmedim evrenim. insanı bok gibi ortada bırakıyorsun.
ama şunu iyi biliyorum, öğrencini çok seviyorsun sen,
tutunuyorum.
 
"Azap fikri zayıf insanın kalbinde hep mevcut olsun ve onu suça iten duyguya egemen olsun."

Michel Foucault - Hapishanenin Doğuşu (Sayfa 129)
 
Genelde anladığımız zannettiğimizden çok farklı olur demişti.

Güzel teselli aslında.: )
 
Kendini haklı çıkarmak için dedi ki; "sen nasılsan evren de karşına öyle insanları çıkarır, ne eksik ne fazla!"

Haklılığı bilinmese de kendini rahatlattığına eminim. Tabi kolay ikna olan biriyse ya da belki de sadece takıntılının tekidir, yoksa neden bunları düşünsün?

Ah Leyla, şu evreni bir gün fena dövecem, engel olsana bana.p
 
şu her an sallanacakmşız hissinden ne zaman kurtulacağım acaba?
 
uykular çok tatlı, dışarısı çok soğuk. gözlerde bir ağırlık, akıl rüyalarda kalmış.
bilmiyor ki uyanmak zorunda, bilmiyor ki hava her zaman soğuk olmayacak.
tatlı düşler karabasanlara dönüşmeden dürtmeli, yoksa çok daha fazla acı çekecek.
 
yaraladıkça yaralanırsın demişti.
hep aynı şeyler söyleniyor aslında. bizdeki karşılığı "ne ekersen onu biçersin" gibi bir şey olabilir. başka kültürlerde daha farklı ifade edilir ama hepsi aynı kapıya çıkıyor.
 
bazen ölmediğine şükrettikleriniz olur. sadece nefes alsın ama yaşasın dersiniz. varlığının kendine hayrı yoktur belki ama size güç olur, sadece kalbinin attığını bilmek bile yeter. her şeye katlanırsınız.

kıymet bilmek için ille de kaybetmek gerekmiyor.
 
yüzüp yüzüp kuyruğuna geldim inancını bıraksam mı acaba?
kendimi mi kandırıyorum acaba?
yatmadan evvel yastık altına ne koyuyorduk hayırlı dilekler için?

o değil de daha ne yapayım bilmiyorum, döngüsel kafayı yedi yiyecek.
bi u dönüşü yapsam noktaları birleştirebilir miyim?
bi ihtimal, sevmiyorum şu ihtimalleri.
kırmızı çarpılar istiyorum artık.
 
Niye gemileri yakıyoruz?
Onun yerine yüzdürsek ya?
Kağıtlar ıslanana kadar, dibe batana kadar, bozulup çözülene kadar..
 
Nerden öğrencem ben bu bilgileri? Herkes kapalı kutu.
Evrencim, güveniyorum sana, bir yol, bir kapı açarsın bana sen. (Güvenmek dışında bir seçeneğim yok zaten, sen yine de bana öncelik ver, sabırsızım biliyorsun.)
 
Ne kadar güzel bir sayfa sıkmıyor, kısa kısa evrenle tatı tatlı serzenişler, sevdim.
 
dağınıklıkla ilgili bir şeyler karalayacağım.
unutmayayım dursun burada, evdeki notlar hep kayboluyor, burdakiler sağlam gibi.dfajlşşf
 
"Kabullenici olmak için önce taklit edin ve sonra gerçekten yapmaya başlarsınız. Harekete geçin, duygu ve iyileşme bunu izleyecektir. Eğer birisini kabul etmek için mükemmel zamanı beklersek bu zaman hiç gelmez. Eğer birinin davranışlarının bizi artık sıkmayacağı anı beklersek hiçbir kabulleniş olmaz. Korku ve güvensizlik duymadığımız zaman kabullenme kapasitemiz artar."

Yazarını bulamadım, alıntı diyeyim.
 
Acıtmadıkça affetmiyoruz, can yakmadıkça mutlu olmuyoruz. Affetmek bu kadar zorken, öfke en derinlere işlemişken, umut nasıl yeşersin o topraklarda?
 
amma zor işlermiş bunlar, bunaldım yahu.
şeytan diyor "kapat gitsin", içimdeki inatçı da ısrarla "sakın ha" desin.
şeytana uymamakla iyi mi ediyorum kötü mü ediyorum, bilemiyorum.
evrencim, hani ışık, hani işaret?
bir gün de balığı önüme hazır versen, ben de afiyetle yesem, hı?
 
Geri