Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 2 saat önce aktifti
Ya hacı abla öyle bi başlık atmışsın ki tartışma konusu diye girip yorum yazasım geliyo her gördüğümde
 



Bu kitabı öğretmen bir bayan arkadaşım öğrencilerine önermiş ilgimi çekti elinden iki saatliğine ödünç aldım. Bitti

Gerçek bir hayat öyküsü. Hayaller, umutlar

Yani diren diyor. Küçük bir çocuk diyor bunu.

Oku bir ara.
olur, okurum. sağol.
Ya hacı abla öyle bi başlık atmışsın ki tartışma konusu diye girip yorum yazasım geliyo her gördüğümde

istediğiniz zaman gelip karalayabilirsiniz, çekinmeyin lütfen. merak ettim şimdi.
 
YAŞAM (ki)’den, s. 43-51 1.

Yaşamın, en temelde, bağımsız, kendine yeterli olmaya çalışmanın süreci olacak — doğumda, tam bağımlıydın; sonda, ölümde ise, —başarabilirsen— tam bağımsız olabileceksin.

Ama, ikisinin (doğum ile ölümün) arasında, hep bir gelişme olacak yaşamın

: bir ‘ilerleme’ değil; şu ya da bu yönde, bir gelişme…

Kendine yeterli olma, bağımsız olma yönünde ise, gelişmen, hep, başka kişilerle kurduğun ilişkilerin içinden geçerek yürüdüğün bir yol olacak. Bağımsızlığın, bağımlılıklardan geçecek. Yaşamını, ancak bağımlılıkların içinde bağımsız kılabilirsin — ki, yaşamı özgürleştirmen, onu, sürekli, bir yerlere bağlayıp, sonra, o yerlerden koparabilmen olsun.

Yaşam, kopmadan kurtulamaz — ama bağlanmadan da kopamaz.

Yaşamında kurtuluş, hep, bağlanıp —kendini bağlayıp— sonra, hep, bağlarını koparman olacak…

Oruç Aruoba
 
Mizah, dünyamızı gülünç olmaktan kurtarır.

Todor Dinov
 
kitap okumaktaki istikrarımı etrafımı düzenli tutmakta gösterseydim, hiç bu kadar eziyet çekmezdim.
 
Durduk yere belkide kimisi olmadığı yerden memnundur. Mesela bir ağaç içindeki kurt, ağaç ******n gelmesine kadar memnundur. Memnuniyetsizlik yanılgıda olabilir. Memnun kalmışızda memnun değilmişiz gibi ama yinede memnuniyetsizliğimiz sincabın olduğu yerde olmayışımızdandır.
Bunun karşılığında fare yuvası nerde diye düşünürsek mutlak memnun kalacağız fare yuvasında olmadığımız için!

ben buna niye cevap vermemişim ki?

otur oturduğun yerde, şükret haline mi diyorsunuz tam olarak? yoksa kıçını kaldırıp biraz da pencere kenarındaki koltuğa mı otur diyorsunuz? hangisi tam olarak?.p
 
ben buna niye cevap vermemişim ki?

otur oturduğun yerde, şükret haline mi diyorsunuz tam olarak? yoksa kıçını kaldırıp biraz da pencere kenarındaki koltuğa mı otur diyorsunuz? hangisi tam olarak?.p

Cevap vermen için yazışmamıştı ama Cevap verilirse fena olmaz tabi.

Şöyle ki; doğru yerde olmak ile iyi yerde olmak arasında kaldığımız Zaman genelde iyi olduğumuzu hissettiğimiz mekanları tercih ederiz öyle değil mi? Peki makbul olan doğru yerde olmak mı yoksa iyi yerde olmak mı?
 
Cevap vermen için yazışmamıştı ama Cevap verilirse fena olmaz tabi.

Şöyle ki; doğru yerde olmak ile iyi yerde olmak arasında kaldığımız Zaman genelde iyi olduğumuzu hissettiğimiz mekanları tercih ederiz öyle değil mi? Peki makbul olan doğru yerde olmak mı yoksa iyi yerde olmak mı?

ben iyi hissettirdiği için doğru kabul edileni alayım.

doğruluk etiketinin altında bazen toz kalmış olabiliyor. sonra biri geliyor, bir bezle siliveriyor, bir bakıyoruz doğru diye bir şey kalmamış.

di mi ama?.p
 
Tencere ile buluşabildik nihayet.p



Süslemeli sunumu da yarına efenim. Bugünlük bu kadar yorgunluk yeter.
 
bu sayfayi istemiyorum ki ben.
yasamak zorunda miyim?
yirtip atsam, atlasam falan
olmaz miydi?
 
kapının dışından da içerisini görebiliyorken, içeriye girip havasız kalmak katlanabileceğim bir şey değil. hem dışarının olanakları içerisindekinden çok daha fazla.
 
Cezmi Ersöz'ü keşfetmemin şerefine bir adet metro yedim. Kesmedi ama elimde o vardı bi tek.p
 
bedenim sinirli oldugumu soyluyor ama ben neye kizdigimi unuttum.p
 
sabır verme yarabbi, sen sabır verdikçe omzuma bindirdiğin yükler de ağırlaşıyor. ben hafiflemek istiyorum, sabır felan verme, bana bolca körlük ver. vurayım kırayım da rahatlayayım, beynimin içindekilerle savaşmaktan çok yoruldum ben.
 
dönüp dolaşıp aynı yere geldiğim doğrudur.
yalnız bu son noktalarda gerginlik had sahfada oluyor.
yol uzadıkça, ufuk belirsizleştikçe, umut da doluyor içime.
ben bile bile aynı yere gelmekten değil,
yolun biteceğini sanmaktan korkuyorum.
bitmesin hiç, sürsün aldanışlar.
 
asosyal hayatima geri donmek istiyorum ben.
 
Gözlerin bir uçurum…
Sahifenin kenarinda sonsuzluga akacak iken ruhum, ben içre bir ben tuttu gözlerimi…
Ay ve günes nasil tutulursa bir boslukta, gözlerim nasil tutulursa bir bosluga…
Harflerin noktasina da iste öyle tutundum.(Senem Gezeroğlu)

122_MR_orig.png

:sana:
 
elde var hiç.

havaya çalışıyorum resmen.
 
nefret ettikçe daha sağlam bağlanmışım.
kurtulmak istiyorsam serbest bırakmalıymışım.
varlığını fark etmeyip,
kendime bakmalıymışım.
 
"Kendine neden bu kadar eziyet ediyorsun, diyor yanımdaki arkadaşım. Hem artık her şeyin var, beklediğin güzel günler geldi işte. En az kendim kadar onun için de acı çektiğimi hissediyorum. Bu ona giderek derinleşen bir vicdan azabı veriyor, fark ediyorum. Peki onun için de acı çektiğimi neden bilmesini istemiyorum? Bu bencillliğim mi benim, yoksa hiçbir işe yaramayan inceliğim mi, bilemiyorum. Her şeyimin olması ne demek, ne demek beklediğim güzel günlerin gelmiş olması? Oysa biliyorum ki kendi bilinmezliğini, kendi boşluğunu bende görmekten çok ürküyor. Bunları onu kırmak, incitmek pahsına sormak istiyorum. İçindeki boşluğu kanatmak... Ama bu soruları sorarsam onu hiç terk etmemem gerekir, hep yanında olmam... Hazır mıyım buna, emin değilim. Geciken her soru bir haksızlık mührü olarak kazınıyor kalbime."

Cezmi Ersöz - Ölürsem Beni Seninle Ararlar Şimdi (Sayfa 45)

(Manidar bir raslantı.)
 
Geri