Günlük Dönüp Dolaşıp Aynı Yere Gelmiyor Muyuz?

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 2 saat önce aktifti
Övündüğü şeyin hakkını veremeyenlerden olmaktansa hiçbir şey olmamayı yeğledim. Vardığım noktanın belirsizliğinin verdiği hissin, tembel ve üşengeç insanların hissettikleri hisle aynı olması, arada bir bağlantı olduğunu kanıtlamaz. Bu da avuntum olsun.p
 
Bulduğum hazinelerin kıymetini bilemeyecek kadar açgözlü ve kördüm.
Sonuç: Ne tüketebildim onları, ne de tat alabildim onlardan.
 
Demin burada otururken kendi kendime ne diyordum biliyor musun: Hayata olan inancımı yitirirsem, değerli bir kadın hayal kırıklığına uğratsa beni, dünyanın gidişinin yanlış yolda olduğunu görsem, hatta her şeyin karmakarışık, lanetli (belki şeytanca bile) bir kaos olduğuna inanmaya başlasam, kişioğlunu umutsuzluğa düşüren bütün felaketler başıma toplansa, gene de yaşamak isterim. Hayat kadehini bir kez dudaklarıma götürdükten sonra dibine kadar içmeden bırakmam onu! Ama olur ki hepsini içmeden otuz yaşında fırlatır atarım kadehi… hiç bilmediğim bir diyara giderim. Yalnız şunu kesinlikle biliyorum, otuz yaşıma dek gençliğim her türlü umutsuzluğu, hayattan nefreti yenebilecek güçte olacaktır.

Karamazov Kardeşler S.306
 
"Bana duvar boyacısı olup olmadığımı sordunuz, Sayın Sorgu Yargıcı," dedi. "Daha doğrusu, hiçbir şey sormadınız, saptamanızı mutlak bir doğru gibi önüme sürdünüz. Bu da davanın nasıl aleyhime çevrildiğinin bir göstergesi. Hem bunun bir dava olmadığını söyleyerek bana karşı da çıkabilirsiniz. Bu durumda size gönülden hak veririm. Çünkü prosedür, ancak ben kabullenirsem bir dava haline gelir. şimdilik, bir bakıma acıma duygusuyla, buna razıyım. İnsan ancak acıma duygusuyla bunları dikkate alabilir. Bunun önemsiz bir dava olduğunu söyleyecek değilim, ancak bu niteleme üzerinde düşünmenizi önermek isterim." Franz Kafka - Dava, S.24
 
Niçin bunca birikim? Satmak için mi? Bir çıkar gözettikten sonra samimiyetinizden şüphe duyulmasına da itiraz etmezsiniz umarım.
Hoş kimin umurunda ya.
 
çok dişi hissettim kendimi.p kendime aşık olacağım neredeyse.d

(yanılgılarımızı sevip okşayalım, suçluluk duygusunun zehri ile boğuşmaktansa sevginin siliciliğine sığınalım.)
 
Bu kucuk sehirde kocaman seyler basarmaliyim.
Bu kisitli alanda en en saglam binalari insa edecegin.
 
Kalp kırmak istemediğim susuyorum.
Biriktirdiklerimle çokça üzerim seni.
Üzdüklerine sayarım, kırıp döktüklerine sayarım,
Ödeşiriz diyeceğim ama,
Seni incitecek kadar kendimi kaybetmek istemiyorum.
İçimde çözüp tek tek
Her birini eritip yok etmeye çalışıyorum.
Durgunluğum içimdeki yangınlardan,
Suskunluğum içimdeki feryatlardan,
Sen rahat uyu.
Tınlamadığımı sansan da olur.

(Yine sonu bir şeye benzemedi.p)
 
Daha iyi olmaz mı?

Kibarca işe burnunu sokmak değil de nedir bu laf?
 


Kibarca öyledir,
kabaca "sen hicbir bktan anlamiyosun böyle yap" tir .p
Evet biraz öyledir. Öneriye kulak asılmadığında arkasından, "boşver onu, sen benim dediğimi yap" ısrarlarının gelmesi kuvvetle muhtemeldir ayrıca.

Herkes kendi işini yapsa keşke.
Herkes her şeye atlamasa keşke.
Her şeyde fikrimiz olmasa keşke.
Her şeye burnumuzu sokmasak keşke.

Ah keşke.
 
Üstüme ölü toprağı serpilmiş gibi.
Bir kasvet bir keyifsizlik ki hiç sorma.
 
İnsanın bazen bir toz zerresinden bile farksız olduğunu düşündüğü zamanlar olur. Bu anlar nadirdir, bazılarına bu düşünce belki de hiç uğramaz. O kadar doludur ki etrafları, o kadar ilgi yumağı olmuşlardır ki, bu anın yaşattığı hisleri hiç yaşamazlar.

Toz zerresi. Üflesen uçacak kadar hafif. Kimsenin varlığını farketmeyeceği minicik bir yer kaplar. Ancak benzerleri ile bir çoğunluk oluşturursa temizlenmesi gereken bir fazlalık olarak farkedilir. Tek başına hiç bir anlamı yok, herhangi bir yere uçması da kimsenin umurunda olmaz.
 
Bu şehir girdap gülüm

Hakkaten de girdap gibi.
 
Empatimi de kurdum sonunda. E daha ne istiyor bu felek benden?
 
güzelliğe bu kadar düşkün olup da onu çiğnemeye kıyabilmemiz ne acı.
 
"Önerisi ise yazarın sözünde gizli: “Çok hayal kuruyorum, sayıca çok olunca biri gerçek oluyor.”

Tunç Kılınç
 
Acil çıkış.
 
Geri