Devlet Bahçeli: “Abdullah Öcalan’ın sürece katkı sunabileceği şartlar oluşturulmalı”

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e çerçeve yasa hakkında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, “Abdullah Öcalan’ın sürece katkısını sunabilecek şartlar oluşturulmalıdır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir ile yeni çözüm süreci hakkında konuştu. Bahçeli, “Abdullah Öcalan’ın sürece katkısını sunabilecek şartlar oluşturulmalıdır” dedi.


“Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık yapılmamıştır”​

Türkgün’ün haberine göre İsmail Özdemir, Bahçeli’ye çerçeve yasayı nasıl değerlendirdiğini ve süreci “provoke etmek” isteyenlere ne söylemek istediğini sordu.

Bahçeli, çerçeve yasanın 467 milletvekili oyuyla kabul edilmesinin milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme konusunda güçlü bir ortak irade olduğunu gösterdiğini söyledi. Süreç boyunca hem toplumun farklı kesimlerinin hem de milletvekillerinin görüşlerinin dikkate alındığını savunan Bahçeli, şunları söyledi:

“‘Terörsüz Türkiye’, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekûn milletimizin eseri olacaktır. Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle ve devlet aklıyla bu süreci nihayete erdirecek ve kalıcı kılacağız.

Milletimiz ‘terörsüz Türkiye’nin yanında duruyor, terörün bütün unsur ve handikaplarıyla gündemimizden tamamen çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor. “

Süreçte şehitlerin ve gazilerin hatırasına zarar verecek hiçbir adım atılmadığını söyleyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır. Sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan, millet sevgisiyle ve kardeşliğin kavileştirilmesine olan güçlü inanç ve iradeyle hareket edilmiştir.”
Bahçeli, yeni çözüm sürecini karalamak isteyenlere izin verilmeyeceğini belirtti. MHP’den rol çalmaya çalışan yeni oluşumları da eleştiren Bahçeli, bu yapıların emperyalizmin etkisinde olduğunu savundu. MHP’nin her zaman milletin yanında olduğunu ve süreci halka anlatmaya devam edeceğini söyledi.

“Ne yaptığımızı ve nereye varacağımızı biliyoruz”​

“Ne yaptığımızı ve nereye varacağımızı biliyoruz” diyen Bahçeli, milli birliği güçlendirmek ve güçlü bir türkiye inşa etmek istediklerini söyledi.

Bahçeli ayrıca “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un, PKK/KCK ve bağlantılı yapıların silahlı faaliyetlerini sona erdirmesi ve silahlarını teslim etmesinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesinin ardından uygulanacak hukuki işlemleri düzenlemeyi amaçladığını belirtti.

Devlet Bahçeli, Öcalan'ın idam edilmemesine karşı çıkıyordu

“Abdullah Öcalan’ın sürece katkısını sunabilecek şartlar oluşturulmalıdır”​

Devlet Bahçeli, PKK’nın kurucu lideri Abdullah Öcalan hakkında şöyle konuştu:

“PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.”
Ortak hedefin terör, şiddet ve bölücülüğün reddedildiği bir anlayış oluşturmak olduğunu belirten Bahçeli, terörün yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek bir ortam kurulması gerektiğini söyledi. Bahçeli, siyasetin daha geniş bir alanda yürütülmesi ve siyasi rekabetin demokratik sınırlar içinde kalması gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, Türkiye’nin süreci baltalamaya yönelik girişimlere karşı gerekli önlemleri alacağını belirtti, ülkenin egemenliğini, milli güvenliğini, kamu düzenini ve vatandaşların huzurunu korumak için hazırlıklı olacaklarını söyledi.
 
Baktığın zaman görünüşte yanlış değilsem birkaç senedir şehit haberi duymuyoruz. Bu hoşuma gitmiyor değil. Yani en azından silah yok ve bazı şeyler siyasi arenada konuşarak tartışılacak. Zaten adamlar biz siyaset sahnesine geçmeye tamamen hazırız diyorlar. Her ne kadar Apo çıkmazsa herkese silah bırak diyemem açıklamaları olsa da belli bir yol kat edildi diye düşünüyoruz. En azından izlediğimiz bu. Ama bir senaryo yazabiliriz değil mi? Malum bizim ülkede çoğu senaryo tuvalette yazılır...

Silah yok şehit yok, barış var kardeşlik var ayağına Apo çıktı diyelim. Silah tutmamış olanlar partici oldu. Örgüt partiye döndü. Partinin başına Apo geldi veya milletvekili oldu fark etmez. Uzun yıllara bağlı olarak bu sefer silah tutmuş kurşun sıkmış olanları da çıkardılar diyelim. Hayata dönüş ayağına korucu misali hepsine doguda karakol ve kürt askerliği görevi verilmez mi? E madem burayı güneyden gelebilecek tehlikelere karşı biz koruyoruz, keramet bizde, biz olmasak Türkiye'ye İsrail girer ayağına eyalet istenmez mi? Yıllara bağlı olarak e yeter artık biz ülke olmayı hak ediyoruz ayrılıcaz referandum istiyoruz denmez mi? Bunlar olduğunda ne Tayyip sağ olur, ne Bahçeli... Ve o bölünme gerceklesecek. Kürt toplumunu temsil ettiğini iddia eden o siyasilerin Kürtleri temsil etmediğini, o siyasilere aldanıp onlar gibi konuşan bir takım Kürtlerin pişman olacağını biliyorum. O bölünme 30 yılda mı olur, 50 yılda mı olur bilmiyorum ama sonunu çok iyi biliyorum ki büyük bir savaşla kıyım gerçekleşecek. Bazı durumlarda olduğu gibi bugun izlediğimiz şeylerin büyük sebebi sadece "safların belli edilmesi" adına yapılan siyasi harekâtlar. Bazen bir yalancının herkes tarafından gözle görülür hale gelmesi için ona büyük imkanlar verilir. Rahat rahat yürümesine müsaade edilir. Ve eski bir kitapta rastlamıştım. "100 senelik bir fetret devrinin ardından o ülke ikiye bölünecek ve savaş çıkacak. Bölünen ülke kendisine karşı gelen bütün karşıtlarını acımasızca lağvedecek" gibi bir gelecek bildirimiydi... Herkes senaryo yazıyor ya hani, alın size senaryo...
 
Ben bir sey yazmiyayim ya. Direkt ocalanin anasina sovdum icimden..
Gunluk bir spor aktivitesi olarak goruyorum.
 
Yavrum sen nasıl bir şey oldun böyle semazenler ömür boyu dönse, yine erişemezler sendeki merhaleye...
 
Ben bir sey yazmiyayim ya. Direkt ocalanin anasina sovdum icimden..
Gunluk bir spor aktivitesi olarak goruyorum.
peki devlet yönetiminin bu kararı hakkında ne düşünüyorsun? asılmalı mıydı sence? biliyoruz ki asılmama metninin altında 3 kişiden birisinin imzası da devlet bahçelinin..
 
Söyleyecek çok şey var ama anlamı yok. Belli bir kesim var ya, sürekli kandırılan. Bugün, dün söylediklerini unutmuşlardır, konuldukları kabın şeklini almışlardır. Yarın ise yine kandırılırlar.
 
ayarını bozduğunuz kantar gün gelir sizi de tartar. hiç merak etmeyin.
 
bebek katili ve destekçileriyle müzakere edilmez mücadele edilir. koltuk sevdası yüzünden ülkeyi getirdiğiniz hale bak. yarın bir gün bu bebek katiline hakaret ve küfür edince tutuklarlar, cezaevine de atarlarsa bizi hiç şaşırmam.

binlerce şehidin, gazinin, kadının, çocuğun, bebeğin kanı ellerinde olan kişiye "türkiye büyük millet meclisi"nde teşekkür edildi düşünebiliyor musunuz ?

tez zamanda geberin hepiniz.
 
bu ülkede mühim meselelerin avama bırakılmayacak derecede ve hatta avama rağmen hayata geçirilmesi ne kadar mütiş bir olay.

doğrusu bitecek olsaydı 99’da apo ülkeye teslim edildiğinde biterdi. bitemezdi çünki bu mesele asker zekasının gördüğünün aksine bir asayiş meselesi değildi. ne zaman ki bu ülkede askeri vesayet sona erdi o zaman barış, çözüm gibi şeyler konuşulmaya başlandı. akp de bir dönem bu bataklığa saplandı ama neyse ki bu yolların yol olmadığını anladı. kaldı ki ne türkiye bölünecek, ne pkk bitecekti. sadece insanlar ölmeye devam edecekti.

‘silahlar bırakılsın, siyaset konuşulsun’ deniliyordu, şimdi ise ‘neden silahlar bırakılıyor ve neden siyaset yolu açılıyor’ gibi tamamen akıl dışı bir çelişki yaşıyor bir kesim. mücadele edelim asalım keselim diyenler ise başkalarının dökülen kutsal kanlarıyla gururlanıyor bu konfor alanından sallamak ise ne kadar rahat, tam bir eblehlik..
 
Şimdi apoyu çıkarsalar da çıkmaz orada nasılsa güvende...
Devlet aklı bu hikmeti sonradan anlaşılır illaki. İçeride yapılamayan aponun idamı dışarı çıkartıldığında kolaylıkla kim vurduyla infaz edilebilir. Yani bilemiyorum sadece bir temennim de olabilir .😉
 
peki devlet yönetiminin bu kararı hakkında ne düşünüyorsun? asılmalı mıydı sence? biliyoruz ki asılmama metninin altında 3 kişiden birisinin imzası da devlet bahçelinin..
Devlet bahceli diye biri yoktu zaten benim icin. Evet asilmaliydi. Ben de zamaninda askerlik yaptigimda bunun icin asker oldum. Haburdan iceri almak icin askerlik yapmadim.
 
Süreç gerçekten ülkenin yararına olsaydı aponun enikleri istemezdi yıllar önce de yaşandı 800’e yakın şehit verdik o zamanki oç terörist şimdiki süreçten dolayı çıkacaktı en son çıkmıştır bile belki de
Yıllar önce 1991 yılında mağazayı yakarak masum sivilleri öldüren oç da bu süreçten dolayı çıktı şehir şehir geziyor ve yaptıklarıyla övünüyor
Dağdakileri de indirecekler tıpkı diğerleri gibi onlarda da en ufak pişmanlık olmayacak tam tersi övünecekler memur falan da olacaklar üst kat komşunuz, alt kat komşunuz falan olacaklar sizi ya da en sevdiklerinizi öldürecekler işleri bu çünkü insan öldürmek
Yenidoğan çetesinin başındaki de teröristti vazgeçti mi bebek katilliğinden hayır bunlar da vazgeçmeyecek
 
Devlet bahceli diye biri yoktu zaten benim icin. Evet asilmaliydi. Ben de zamaninda askerlik yaptigimda bunun icin asker oldum. Haburdan iceri almak icin askerlik yapmadim.
askerler elbette hükümetteki kişilerin spastik kararları için değil; ülkeyi, toplumu ve anayasal düzeni korumak için vardır fakat devlet askerler için değil, bütün yurttaşlar için var olur. uzun uzadıya anlatmak vardı aslında ama buradaki okuma yazma oranı düşük olduğu için hiç uzatmıcam. benim sanal galerimde çok şehit çocuğu görseli var, hatta şu an karşımda atatürk portresi ve yanında da filografiden yerli ve milli bayrağımız var. ama bunları hiçbir zaman milliyetçilik kisvesi altında öne sürmem, süremem.

bana göre bu olay siyaset üstüdür, oy muhabbetine girmeye hiç gerek görmüyorum bile... nasıl ki amerika rotshield, rockenfeller vb. gibi sermayeler tarafından yönetilip, idare edilip trump gibi koltuk ve para sevdalası sapık birisi getiriliyorsa aynı şeyler bizim ülkemiz için de geçerli.

yâni anlatmaya çalıştığım şey şu aslında bir şeyi yok edip kontrolsüz bir kaosta mı hüküm sürmek istersin? yoksa, zarar görmemek pahasına kontrol edip yön vermeyi mi?

olaya duygusal yerine pragmatik bakmak bana daha doğru geliyor.

pragmatiklik peki bunu mu? gerektirir.. o başka bir konunun mevzusu olur, bunun değil.
 
Medeni bir şekilde fikirler tartışılamadığı için konuyu kilitliyorum. Yeterli bu kadar.

Umarım bir sonraki konuda kişiler değil fikirler tartışılır.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri