-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.819
-
- Tepkime puanı
- 4.104
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
Alman filozof Friedrich Nietzsche’ye göre antik dünyada (Örn: Antik Yunan’da) çalışmak bir zorunluluk, dinlenmek ve felsefe yapmak (otium) ise en yüksek erdemdi. Ancak modern kapitalizm, insanları sürekli çalıştırmak için "çalışmayı kutsal bir değer" haline getirmiştir. Nietzsche bunu insan ruhunu sığlaştıran bir "barbarlık" ve "zihinsel tembellik" olarak görür; çünkü durmaksızın çalışan insan, kendi içine dönüp düşünmeye vakit bulamaz.
Nietzsche daha 1880'lerde, Amerika’da doğan bu "maddi kazanç ve sürekli eylem" kültürünün Avrupa’nın entelektüel ve estetik mirasını yok edeceğini görmüştür. Günümüzde kapitalist hız çağı, 7/24 erişilebilirlik ve sürekli verimlilik baskısı tam da Nietzsche’nin bahsettiği o "Avrupa’ya bulaşan salgın"ın zirve noktasıdır.
Nietzsche için dinginlik, durmak, sakince tefekkür etmek ve hatta "can sıkıntısı" yaşamak; yaratıcı bir zihnin en büyük gıdasıdır. Sürekli çalışan, koşturan ve altından başka bir şey düşünmeyen insan; ruhunu mekanik bir çarka dönüştürmüş demektir.
Nietzsche daha 1880'lerde, Amerika’da doğan bu "maddi kazanç ve sürekli eylem" kültürünün Avrupa’nın entelektüel ve estetik mirasını yok edeceğini görmüştür. Günümüzde kapitalist hız çağı, 7/24 erişilebilirlik ve sürekli verimlilik baskısı tam da Nietzsche’nin bahsettiği o "Avrupa’ya bulaşan salgın"ın zirve noktasıdır.
Nietzsche için dinginlik, durmak, sakince tefekkür etmek ve hatta "can sıkıntısı" yaşamak; yaratıcı bir zihnin en büyük gıdasıdır. Sürekli çalışan, koşturan ve altından başka bir şey düşünmeyen insan; ruhunu mekanik bir çarka dönüştürmüş demektir.