-
- Katılım
- 24 Mart 2019
-
- Mesajlar
- 6.061
-
- Tepkime puanı
- 7.932
-
- ForumSAL Yaşı:
- 7 yıl 6 ay
- Kıdem:
- Eskilerden
-dokunma bitanem, onlar çok zehirli.
+iyi de neden o zaman bahçenin en güzel yerlerinde bundan var?
-çünkü güzel be çocuğum.
***
eh! sonuçta batlamyus da bir sabah uyanıp; hadi karşıyı komşuya bölelim de tanjantı bulalım dememiştir. bir sürecin sonucunda çıktı her şey. garptaki newton misali. elma durduk yere düşmedi; ki elma herkesin kafasına düşmüş. diğerleri küfrederken herifçioğlu "bi saniye lan,bunda bi iş var" deyip principiayı yazmış. baktığında toprak aynı toprak, elma aynı elma. fark bakış açısındaydı...
***
-nakış açısı ne evladım, hem ben sana ne dedim!? dokunma, zehirli.
***
aslında hep eleştirdiğim hatta komik bulduğum tiplere çok yakınımdır. "ben de yaparım adamları" diye bir gerçek var mesela. puslu kıtalar atlası okuyup sarmal bir hikaye yazmaya bile kalktım zamanında. yazdım da. ama bizimki ancak "paslı kapılar arkası" olabildi. eh, sonuçta insan bildiği şeylerin rakibi, bilmediği şeylerin müptelasıdır.
***
-ne oldu baba? bu kalabalık ne? neden her yer zambak kokuyor?
+babannen öldü.
***
elimde bir sürü kareler, bir sürü kökler, kalakalmışım. neye yarayacaktı a kareler? kök üç bölü dörtler? bitiyordu her şey. adını dahil bilmediğim şey içlerime doğru iniyordu. hissediyordum. bazıları nihilist, bazıları karamsarlık deyip etiketleyeceklerdi çok sonraları. seviyorlardı böylesini. etiketi, fiyatı, adı, sanı, nerden geldiği belli olmayan bir şeye kimse yanaşmazdı sonuçta. belirsizlik, fluluk insanı delirtecek gibi olmaz mıydı son kertede.
filhakika (bunu kullanmasam ölürdüm hissi) insan ezelinden beyazsa beyaz, siyahsa siyahtı. renkli gömlekler, mora çalan mavi tişörtler, turuncu tunik giymekle ne değişirdi? hiç. tunik nedir bilmiyorum bu arada. bir romanda okumuştum, buna benzer bir şeyi....
kendi kendime sorular sorduğumu gören ailem bu durumu fırsat belledi. güzel sorular sormak da bir maharet değil miydi meslek yüksek okuluna göndermeye çalıştı babam. bu forumu güzel yapan üyeler mi? yoksa konular mı yerleşkesine gitmemi istedi annem. benimse hedefim belliydi; bir kadının partnerinden sürekli yaşam standardını yükseltmesini beklemesi sevginin bir parçası mıdır, yoksa bir beklenti tuzağı mı fakültesi.
senin geleceğin yok, ben gidiyorum.
+iyi de neden o zaman bahçenin en güzel yerlerinde bundan var?
-çünkü güzel be çocuğum.
***
eh! sonuçta batlamyus da bir sabah uyanıp; hadi karşıyı komşuya bölelim de tanjantı bulalım dememiştir. bir sürecin sonucunda çıktı her şey. garptaki newton misali. elma durduk yere düşmedi; ki elma herkesin kafasına düşmüş. diğerleri küfrederken herifçioğlu "bi saniye lan,bunda bi iş var" deyip principiayı yazmış. baktığında toprak aynı toprak, elma aynı elma. fark bakış açısındaydı...
***
-nakış açısı ne evladım, hem ben sana ne dedim!? dokunma, zehirli.
***
aslında hep eleştirdiğim hatta komik bulduğum tiplere çok yakınımdır. "ben de yaparım adamları" diye bir gerçek var mesela. puslu kıtalar atlası okuyup sarmal bir hikaye yazmaya bile kalktım zamanında. yazdım da. ama bizimki ancak "paslı kapılar arkası" olabildi. eh, sonuçta insan bildiği şeylerin rakibi, bilmediği şeylerin müptelasıdır.
***
-ne oldu baba? bu kalabalık ne? neden her yer zambak kokuyor?
+babannen öldü.
***
elimde bir sürü kareler, bir sürü kökler, kalakalmışım. neye yarayacaktı a kareler? kök üç bölü dörtler? bitiyordu her şey. adını dahil bilmediğim şey içlerime doğru iniyordu. hissediyordum. bazıları nihilist, bazıları karamsarlık deyip etiketleyeceklerdi çok sonraları. seviyorlardı böylesini. etiketi, fiyatı, adı, sanı, nerden geldiği belli olmayan bir şeye kimse yanaşmazdı sonuçta. belirsizlik, fluluk insanı delirtecek gibi olmaz mıydı son kertede.
filhakika (bunu kullanmasam ölürdüm hissi) insan ezelinden beyazsa beyaz, siyahsa siyahtı. renkli gömlekler, mora çalan mavi tişörtler, turuncu tunik giymekle ne değişirdi? hiç. tunik nedir bilmiyorum bu arada. bir romanda okumuştum, buna benzer bir şeyi....
kendi kendime sorular sorduğumu gören ailem bu durumu fırsat belledi. güzel sorular sormak da bir maharet değil miydi meslek yüksek okuluna göndermeye çalıştı babam. bu forumu güzel yapan üyeler mi? yoksa konular mı yerleşkesine gitmemi istedi annem. benimse hedefim belliydi; bir kadının partnerinden sürekli yaşam standardını yükseltmesini beklemesi sevginin bir parçası mıdır, yoksa bir beklenti tuzağı mı fakültesi.
senin geleceğin yok, ben gidiyorum.