Bekleyen her şey soğur.

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2339 gün önce aktifti
Mevlana der ki;
“Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret.
Yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset.
Işıklar sönmüşse ve karanlıksa; ona da aldırma, ay ışığını seyret.
Sabret…
Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun.
Sabret ki her şey gönlünce olsun…”
 
Denizi seyretmeyi kıyıdan, martılardan dilek tutmayı becerebilseydim,

Belki kolay olurdu o zaman, Sensizlik..
Belki beni de alırdı koynuna, hasretin, derin boşluğu..
Yapabilseydim! Kapıyı ardından ben, kapayabilseydim, camlara vurabilseydim öfkesini, sensizliğin, kırıp dökebilseydim, sen gibi!
Bir de ayrılığı, sevebilseydim.. olurdu, belki...
 
"Hiç kendinizi hiç kimse gibi hissettiğiniz oldu mu?
Yalnızca bir parça hava gibi. Herkes çevrenizde. Ve siz orada değilsiniz."

Karen Crawford
 
Bazen müzik dinlemek için değilde, insanları duymamak için kulaklık takarsın.
 
''Hayat, sizden artakalan fazlalıkların toplamıdır.
Bilgilerin… cesaretlerin… Acıların… Aşkların… Hayallerin…''
 
Bazı geceler
Bazı insanlar
Bazı yerlerde
Sahiden karşılaşırlar.
Bazı insanlar
Bazı aşklar
Bazı şarkılar
Bu yüzden unutulmazlar…
 
'Elimden gelen bir şey yoktu,kalbimden geleni yaptım bende, sevdim işte..o kadar..''
 
Kuzum ne olacak senin bu duygusal hallerin?:)

seni kurtarayım mı?:)

Sanki sen bana hep ağladı ağlayacak minik kız çocuklarını anımsatıyorsun.=)
 


“İstiyorum ki, biri de çıkıp "seni daha fazla üzmek istemiyorum", yerine "hayatını mahvediyorum ama seni bırakamam" desin.
Biri ya.”

Arda Erel


 
Fena halde kimsesizim bugünlerde, bildiğin gibi değil. Eğer bilseydin zaten, 'kimsem' olurdun bir koşuda.
 
Oyalanacak bir şeyler bulacağız elbette.
Hiç duymadık haberler de yalnızlıktan ölenini.
Kaptırırız bir hayat mücadelesine kendimizi.
Sen, maç özetleri, spor gazeteleriyle avutursun bir süre kendini.
Ben iş ilanları, magazin dergileri, yemek... tarifleri.
Yeni bir hayat kurma mücadelesi içine gireriz.
Numaramızı unutmaya çalışırız.
11’de 1 ihtimal gibi tek bir rakamı unutabiliriz belki.
Her şeyi saklarız.
Sakladığımız yerleri de unutmayı başarabiliriz.
Göz önünden kaldırırız her şeyi.
Canımızı acıtmaktan başka hiçbir işe yaramazlar çünkü.
Ben yeni yemek tarifleriyle denemeler yaparım.
Yalnız başıma yerim.
Kendi kendime çok beğenirim.
Sen aklıma gelirsin, peçeteyle ağzımın kenarını siler sofradan hiç aklıma gelmemişsin gibi kalkarım.
Sen tuttuğun takımın maçını tek başına izlersin.
Gol attığında boynuna sarıldığın ben olmam yanında.
Alışırsın.
Yalnızlığa da, bensizliği de alışırsın.
Doğum günümüz de, tanışma yıldönümümüz de, radyoda o şarkı çaldığında mesaj atmamak için kıvranırız.
Mide ağrısı başlar, baş ağrısı tutar, ev dar gelir, dışarısı kalabalık.
Buna da alışırız.
Yalnız başına ölen olmuştur elbette.
Ama kimse yalnızlıktan ölmemiştir biliriz.
Umutlanırız.
Birbirimizi unuttuğumuza inanmaya çalışırız.
Sonra eve dönerken yolda tesadüfen birbirimizi görürüz.
Yan yana geçer gideriz.
Göz göze geliriz sadece.
Sarılamayız.
Dokunamayız.
Koklayamayız.
Kanarız.
Anlıyor musun?
Kanarız.
Dönüp arkamıza bile bakamayız.
Ulan deriz ulan
Onu unuttuğumu sandığım her günün Allah belasını versin.

Unutamayız.
 
Koy bi’ rakı şişeden
Sen es rüzgar utansın
Ellerinde açsın güneş
Yandı kalbin, oldun ateş
Yerine dolmuyor
Koy bi’ rakı şişeden
Sen aç, dünya kapansın
Yollarında güller açsın
Bitmedin, sen her zamansın
Seni çalan kader utansın
Böyle olmuyor
Yalvardın dinledi mi?
Aldandın sen de di' mi?
Aldılar bak canını
Koy bi’ rakı şişeden
Gülümse bize köşeden
Bak beter olduk ağlaya ağlaya
Gel be geri yeniden
Derda ha derda derda
Bir umut ol da gel da!
Bir bulut ol da yağ üstüme
Sen kokan yağmurunla
 
Gercekci ol wilson yine basliyorsun.Bir kadina asik olmak belaya davetiye cikarmaktir.ve beynin yerinekalbinle dusunmektir.sonrasinda da sonsuza dek mutlu yasadilar kimyasi
 
Ya arkana bakmayacaksın, ya da arkandan bakacak birini bırakmayacaksın... Bir kalpte iki nefes olmaz. Ya sen nefes almayacaksın, ya da başkasının nefesini kullanmayacaksın... Aşk teslimiyet ister. Ya geçmişe teslim olacak esir kalacaksın, ya da geçmişi çoktan silmiş geleceğe bakacaksın... Ama en önemlisi bir insanın duygusuyla oynayıp, sigarasının ucundaki ateş olmayacaksın...
 
Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle 'yanına almak istediği üç şey' falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız 'kalk gidelim',
öbür yanımız 'otur' diyor.

'Otur' diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

'Sırtında yumurta küfesi olmak' diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel.

Can Yücel
 
Kayıp zamanlarım var benim, ve kaybolan
insanlarım. Bir zamanlar çok sevdiklerim,
şimdiyse hatırlamakta güçlük çektiklerim.
 
Şarkı üç dakika yirmi saniye ama tekrar tekrar çalınırsa sonsuza kadar sürebilir.

-Elif Şafak
 
Bana düşlerini ödünç versene,merak ediyorum içlerinde var mıyım?
Hadi bir yalan söyle bana
De ki; “sen yaşıyorsun her birinde”çocuk gibi inanayım...
Olsun..Yüzündeki zorlama tebessüm kadar güzeldir,
Yalancı düşler merhem olur yaraya
Çok hırpaladı kalbimi bu hesapsız vazgeçişler...
Merak ediyorum sendeki beni bilmiyorum ne kadarım?
Bana düşlerini, bir geceliğine ödünç ver....
Kendime, senin yüreğinle bakayım
 
Geri