Babama - Ahmet Kara

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 2754 gün önce aktifti

Babama
​
​

Öyle bıkmışım ki...​

Her şeyden...Kendimden​

Tutunmak gerekiyordu hayata​

Ama sensiz​

Çok zor...​

Sabahın. dördü beşi​

Ayaktasın,​

Kaptırmamak için o günkü kazancını,​

Koşuyorsun, nefessiz...​

Eli boş dönüyorsun sonra​

Bomboş bakıyor gözlerin,​

Tavandaki çatlağa.​

Elin giderken cebine; titriyor​

Ağır çekimde izliyorum;​

Önce Hitit Güneşi,​

Sonra kırmızı zemin üzerinde,​

Maltepe yazısı,​

Alırken dudaklarının arasına,​

Yüzün titriyor​

Ben karşındayım,​

Bir nefes çektin,​

Okyanusların derinliklerinden,​

Dev dalgalar alıp götürüyor,​

Umudumuzu ve tüm hayallerimizi,​

Duman savrulurken,​

Bin takla atıyor,​

Anksiyete nöbetlerin​

Ve sonra​

Göz göze geliyoruz​

İkimizin bakışları​

Anlamsız ve çaresiz​

Bir parça ekmek,​

İki yudum çay,​

Kalkıp gittin.​

Gitmelerine alışamadım,​

Her gidişin, bin mil ötesiydi Kafdağının​

Üniversitedeyim​

Babam gelmiş​

Bazıları gibi sarılamıyoruz​

Uzaktan uzağa;​

'Hoşgeldin baba'​

'Nasılsın oğlum'​

Uzun süre bakışamıyoruz​

Oturuyoruz lokantaya,​

Sonradan öğreniyorum;​

Neden iki kebap söylemediğini​

Ve kahroluyorum.​

Yine gidiyorsun,​

Ben yine sensiz​

Haykırmak istiyorum arkandan;​

'Gitme...'​

Karabasanlar çöküyor üzerime,​

Bağıramıyorum...​

Kavurucu bir Temmuz sabahı,​

Uyandırmak için seni,​

Çıkıyorum merdivenleri,​

Gülümseyerek,​

Geliyorum yanıbaşına,​

Yavaş, yavaş,​

'Uyan baba...Uyan...'​

Ta derinden içimden bir şeyler kopuyor,​

Yüzüm sapsarı,​

Dilim lal,​

Ayaklarım kilitli,​

Bedenim donuk,​

Bu son gidişindi,​

Gözlerin açık gitmiştin,​

İlk kez ardına bakmadan.​

Hani söz vermiştik;​

Oturacaktık bir banka:​

Uzun uzun konuşacak,​

Ve bakışacaktık.​

Sen bana nasihat edecek,​

Ben de tutacaktım.​

Yeryüzü bütün genişliğine rağmen,​

Dar gelmişti bana...​

Ama,​

Senin adına seviniyorum biliyor musun?​

Kurtuldun dünyanın iki yüzlülüğünden,​

İyilik yaptın diye;​

Aşağılanmıyorsun...​

Sokaktaki çocuğun başını okşadın diye;​

Yanlış anlaşılmıyorsun...​

Peygamberin ismini anınca;​

İrticayı hortlatmıyorsun...​

Esir kamplarında bile görülmeyen eziyetlere katlanan,​

Tek amaçları; izzetlerini korumak olan,​

Başlarımızı öne eğdiren,​

Bütün erkeklerimizden daha erkek,​

Gözyaşları arş-ı alayı inleten,​

Bacılarımızın iniltilerini,​

Duymuyorsun...​

Memlekete gittiğimde;​

Bir sana, bir de arkadaşlarına uğruyorum.​

Senden konuştukça,​

Ruhum yeşeriyor...​

Ve sonra​

Köşeme çekiliyorum​

Fotoğrafına odaklanıyorum​

Öylece kalıyorum.​

Parkinsonvari​

Ve Histerik.​

Babalar gününde ne istersin?​

Karanfil, lale, sümbül, menekşe mi?​

Ben ne istediğini biliyorum galiba:​

Beni ve torunlarını.​

Biliyorum;​

Ancak onların kokusu,​

Dindirecek,kaygılarını.​

Biliyor musun?​

Onlara hep seni anlatıyorum;​

Seni anlattıkça,​

Gözlerinin içleri gülüyor,​

Kavuşamamanın acısıyla,​

Onlar güldükçe,​

Bir başka oluyorum,​

Her şeyi bırakıp;​

Koşmak istiyorum sana;​

Durmadan...​

Ve sonra...​

İrkiliyorum..​

Tutunmak gerekiyordu, hayata​

Anlaştığımız gibi:​

Sakın bir yere kaybolma!​

Sonra bozuşuruz​

Babalar gününde,​

Sana,​

Dünyanın,​

En güzel iki çiçeğini getireceğim:​

Biri Muhammed... Biri Asude.​

Ahmet Kara​
 
Geri