kamil0920
Bronze Üye
-
- Katılım
- 18 Eylül 2019
-
- Mesajlar
- 4.253
-
- Tepkime puanı
- 1.461
-
- ForumSAL Yaşı:
- 7 yıl 1 ay
- Kıdem:
- Eskilerden
-
- Konum
- Denizli
Herkese göre mutluluğun tanımı farklı olabilir. Ama ben gerçekten de mutluluğun kendisini buldum. Nasıl yaptın Nasıl mı oldu? Hemen anlatayım;
Beni mutlu edecek her şeyden vazgeçtim elde etmeye sahip olmaya ya da soframda görmeye ihtiyacımın olmadığını anladım. Evet sofrada görmemek olayından başlayalım.
Yıllardır bize birçok şeyi anlattılar neymiş vücudunun ihtiyaç duyduğu gıdalarmış besinlermiş vitaminlermiş🤣 Lan kimi kandırıyorsunuz ihtiyacı olan şey karbonhidrat ve protein en başta su.
Şu gıda Endüstrisi yok mu mal satmak için neler yapıyor reklamlar bir taraftan doktorlar bir taraftan çalış babam çalış. Başta da söylediğim gibi 3 şey gerekli değil mi İnsanın yaşaması için. Karbonhidrat protein ve Su. Su konusunda Allah'a şükürler olsun bir kıtlık yaşamıyoruz ama yaşayanlar var. Bazı dengesiz yaratıklar kendini insan diyen sürüngenler suyu bir savaşta silah gibi kullandığı hepimizin gözü önünde bunu da çok iyi biliyoruz.
Geri kalan karbonhidrat ve protein. Buradan sonrası biraz karmaşık gelebilir yani Benim yaptıklarım. Ben arkadaşlar yemekten vazgeçtim yani Yok şöyle yemek sulu yemek etli yemek oymuş buymuş istemiyorum artık. Hatta bugün iş yerinde çalışırken yemek vakti geldi baktım işveren olacak Deyyus Ya zaten biz sabah yiyoruz ve Akşam yiyoruz öyle pek yemiyoruz deyince hiç muhatap olmadım. Bana su gerekli markete gideceğim Dedim ve gittim. Ama beynim dönmüş o laftan sonra. Haldır haldır sıcağın altında çalışıyoruz insan Yahu bırak oturun dinlenin Bir saat yemek falan yiyelim der değil mi demedi. Neyse ben markete gittim O sinirle aklıma hiçbir şey gelmiyor bir ekmek aldım Bir de soğuk olduğu için Meşrubat Türk Malı. Bir Büyük Bir de küçük su aldım küçük suyu içtim büyük suyu iş yerine götürdüm oradakiler içsin diye. Hiç kimseyle muhatap olmadan gittin bir köşeye kuru ekmek ile meşrubatı bitirdim üzerine bir de sigara yaktım çalışmaya geri döndüm. Çok da güzel oldu rahat ettim.
Ama akşam eve gelince fark ettim. Ya Ben o kadar da aç değilim E ne yedim sabah sadece bir ekmek ile meşrubat başka bir şey yoktu. Demek oluyormuş. Sonra dedim ki kendime Yahu sen Gazze Savaşı'nda görmedin mi Bir bardak su için yalvaran insanları Anneleri çocukları. Hepimiz gördük. Yemek kuyruklarında bir taş çorba alabilmek için yalvaran gözlerine bakan çocukları kadınları erkekleri görmedik mi gördük hepimiz gördük. Evet bugün neredeyiz En azından biz neredeyiz rahatdayız değil mi? Hala da açlık da susuzlukla Hayat sınavı veren insanların olduğunu düşündükçe utandım utanıyorum da. Bugünden sonra hep böyle devam edeceğim en az yiyecekle yaşamımı idame etmeye çalışacağım.
Olur ki benim isteyip de alabileceklerimi ihtiyacı olan birileri alsın. Çocukları karısı veya kendisi için yalvararak ekmek dilenen, su dilenen insanları düşünürken soframda şu da olsun Bu da olsun, Of canım Şunu da istedi demek utanç verici bana göre. Artık utanmayacağım!
Beni mutlu edecek her şeyden vazgeçtim elde etmeye sahip olmaya ya da soframda görmeye ihtiyacımın olmadığını anladım. Evet sofrada görmemek olayından başlayalım.
Yıllardır bize birçok şeyi anlattılar neymiş vücudunun ihtiyaç duyduğu gıdalarmış besinlermiş vitaminlermiş🤣 Lan kimi kandırıyorsunuz ihtiyacı olan şey karbonhidrat ve protein en başta su.
Şu gıda Endüstrisi yok mu mal satmak için neler yapıyor reklamlar bir taraftan doktorlar bir taraftan çalış babam çalış. Başta da söylediğim gibi 3 şey gerekli değil mi İnsanın yaşaması için. Karbonhidrat protein ve Su. Su konusunda Allah'a şükürler olsun bir kıtlık yaşamıyoruz ama yaşayanlar var. Bazı dengesiz yaratıklar kendini insan diyen sürüngenler suyu bir savaşta silah gibi kullandığı hepimizin gözü önünde bunu da çok iyi biliyoruz.
Geri kalan karbonhidrat ve protein. Buradan sonrası biraz karmaşık gelebilir yani Benim yaptıklarım. Ben arkadaşlar yemekten vazgeçtim yani Yok şöyle yemek sulu yemek etli yemek oymuş buymuş istemiyorum artık. Hatta bugün iş yerinde çalışırken yemek vakti geldi baktım işveren olacak Deyyus Ya zaten biz sabah yiyoruz ve Akşam yiyoruz öyle pek yemiyoruz deyince hiç muhatap olmadım. Bana su gerekli markete gideceğim Dedim ve gittim. Ama beynim dönmüş o laftan sonra. Haldır haldır sıcağın altında çalışıyoruz insan Yahu bırak oturun dinlenin Bir saat yemek falan yiyelim der değil mi demedi. Neyse ben markete gittim O sinirle aklıma hiçbir şey gelmiyor bir ekmek aldım Bir de soğuk olduğu için Meşrubat Türk Malı. Bir Büyük Bir de küçük su aldım küçük suyu içtim büyük suyu iş yerine götürdüm oradakiler içsin diye. Hiç kimseyle muhatap olmadan gittin bir köşeye kuru ekmek ile meşrubatı bitirdim üzerine bir de sigara yaktım çalışmaya geri döndüm. Çok da güzel oldu rahat ettim.
Ama akşam eve gelince fark ettim. Ya Ben o kadar da aç değilim E ne yedim sabah sadece bir ekmek ile meşrubat başka bir şey yoktu. Demek oluyormuş. Sonra dedim ki kendime Yahu sen Gazze Savaşı'nda görmedin mi Bir bardak su için yalvaran insanları Anneleri çocukları. Hepimiz gördük. Yemek kuyruklarında bir taş çorba alabilmek için yalvaran gözlerine bakan çocukları kadınları erkekleri görmedik mi gördük hepimiz gördük. Evet bugün neredeyiz En azından biz neredeyiz rahatdayız değil mi? Hala da açlık da susuzlukla Hayat sınavı veren insanların olduğunu düşündükçe utandım utanıyorum da. Bugünden sonra hep böyle devam edeceğim en az yiyecekle yaşamımı idame etmeye çalışacağım.
Olur ki benim isteyip de alabileceklerimi ihtiyacı olan birileri alsın. Çocukları karısı veya kendisi için yalvararak ekmek dilenen, su dilenen insanları düşünürken soframda şu da olsun Bu da olsun, Of canım Şunu da istedi demek utanç verici bana göre. Artık utanmayacağım!