Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Mevsimlerden sonbahardayım...
Resimde sararmış yapraklar,kurumuş dallar,yılgın bir rüzgar
Ve ne yapacağını bilmeyen bir çocuk var.
Aslında sana söylemek istediğim çok şey vardı:
Mesela keşke bu kadar çok sevdirmeseydin kendini
Neyin bedelini ödediğimi bilmiyorum
Herşeye rağmen sana da kızmıyorum,kızamıyorum
Acım durulduğunda bir şarkı söylerim belki
Belki o zaman anlarsın.
Bunca hüzün bizde iyi durmadı
Ve bu ayrılık bu aşka hiç yakışmadı..
Diyecekler ki arkamdan ben öldükten sonra
O yalnız şiir yazardı ve yağmurlu gecelerde elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan…
Mutluluk uçsuz bucaksız ormanlardadır,
Bomboş sahillerdeki coşkudadır.
İnsan elinin değmediği bir yerdedir,
Denizin diplerinde ve gürlemesindedir.
İnsanları severim, ama doğayı daha çok severim..
Yüreğimin kıyısına vurdu minicik bir dalga
Susmalıydım tutamadım kendimi
Bi canım var feda etsem sevdamı bilemezsin
Bi acım var anlatsam önünü göremezsin
Herkes unuttu gitti, ben de unuttum her şeyi
Bari bari sen unutma beni..
Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Yaz henüz gelmişti ben ayrıldığımda,
Kaç vakit oldu, kaç ay, kaç yıl, kaç asır evimden ayrı...
A benim ruhumun teri memleketim;
Dünyayı verseler değişmem çayırındaki bir çiğ tanesine,
Meğer gurbet dediğin, mahpuslukmuş güneşli avlularda,yaşanırmış öylesine...
Dönüşümde ne bulurum bilemem,
Bildiğim; döneceğim ey verilmiş sözüm,edilmiş yeminim,elbet birgün döneceğim...
Yıl kaç olur,hangi mevsim bilemem,
Elimde takvim yapraklarından güller,gözümde bir çocuk,saçlarımda kar...
Bunca acıyı boşa çekmez hiç; ve bunca ölümden kolay dönülmez, bu kadar sevmeyince...