“Andımız" hangi mantıkla hala ders kitaplarında tutuluyor?

  • Kullanıcı Onyx
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
🕒 Konu yazarı 3 saat önce aktifti
Yapay Zekaya dusen hic bir halta inanmam kullsnmam. Onu icat edenler ve amaclari ortada. Ai copunu bi kenara birakalim


Adamin ismini buldum; Ataturkun akil hocasi Şimon Zvi, diger ismiyle bilenen Semsi efendi. Yahudilikden devrisme bir sahis. Babasinin Israilin 2ci basbakani iddalari bile var. Oyle wiki/AI KI zirvalamasi ile degil kurdun inine girip biraz bakmak var. Niye herkesin icinden bir yahudi. Amac? Benim sahsen merak ettigim bir detay.

İsrail'in ikinci başbakanı diyebileceğin bir kişinin 1950'lere gelmesi lazım.
Şemsi Efendi'nin babası diyeceğin kişinin en uygun 1840'larda doğmuş olması lazım.
Bu adam 100 küsür yaşında mı İsrail'e başbakan olmuş?

Atatürk'ün babası da epey epey ileri görüşlü olsa gerek ki oğlum saltanatı devirecek, yeni bir devlet kuracağı için ona Yahudi aklı vereyim diyerek onu çocuk yaşında birkaç yıllığına Şemsi Efendi mahalle mektebine göndermiş.
 
Aaa dikkatimden kaçtı hep.
Yahudilerden devşirme olmadı hiç. Hıristiyanlardan oldu.
Kaynağın epey sıkıntılı @Sezen
Yahudilerin kolay kolay dönmeyeceğini, din/ırk konusunda hassas olduğunu az çok öğrenmişsindir zaten.
 
Konuyu açanı tanımam, niyetini bilmem, yorumlara üstünkörü baktım. Fakat okullarda bir Kürde, İngilize, Çinliye falan Türküm dedirtmek bana da saçma geliyor. Öfkeye veya korkuya gerek yok. Bir insan Türküm deyince Türk olmuyor. Türküm demeyince de Türke düşman olmuyor.

Kürtler meşrutiyet dönemine kadar askere çağrılmazlar. Tıpkı şuan askerlik yapmayan İngilizler Fransızlar veya herhangi bir ülkenin vatandaşının askerlik yapmadığı gibi. Çünkü imparatorluk içinde tebaa idiler. Sadece isteyen herkes harp okulu okuyup subay olabilirdi. Bugün Amerikan ordusunda nasıl ki çekik gözlü bir asker görebiliyorsak, Osmanlı İmparatorluğu askerlik durumu da öyleydi. İmparatorluğun son demlerine kadar aşiretler halinde bu topraklar için mücadele vermiş, bunu ırk adına değil birlik adına yapmış nice Kürtler elbette vardı. Hatta eski kaynaklarda Kürtlerin yaşadığı bölgeye Kürdistan denmiş ve onure edilmişlerdir. Fakat 1111 sayılı askerlik kanunu ile birlikte ilk defa 1927 yılında kesintisiz olarak yaşını dolduran tüm Kürt gençlerine askerliğe çağrı belgesi gitmeye başladı. Doğru muydu değil miydi tartışılır. Ben devletin karar verici mekanizması olsaydım bunu yapmazdım. Çünkü aşiretlerin kendi isteğiyle yapması ayrı, senin mecbur bırakman ayrı. Eve gelen misafirinin güvenliği, huzuru, konaklaması sana aittir. Ona hizmetçi muamelesi yapamazsın. Gel eve hizmet et, evin bireyi ol diyemezsin.

Kürtler bu ülkenin kader kardeşidir. Bunu söylemek için ne ak partiye, ne ataturkculuge, ne demcilige, ne ılımlı olmaya ihtiyaç yoktur. Bu bir gerçektir. Fakat o adama Türküm dedirtme hakkına da sahip değiliz. Türklük genetiği belli olan bir ırktır. Kimseye Türksün deyince Türk yapamayız. O işleri geçin. Ben çocuğumu yurt dışında okutsam ve ona zorla Almansın deseler, Fransızsın deseler arkasında başka bir şey ararım. En azından sömürü düzenidir çocuğumuzu kaybetmeyelim deyip okuldan alırım gerekirse başka memlekete giderim. Tabi eğer yurt dışı yaşayan biri olsaydım...

Bir Kürde, İngilize, şuna buna Türküm dedirtmeye çalışmak, zorlamak, baskı yapmak doğru değil. Vay efendim dedi demedi ayakları falan boş. İhtiyaç yok bunlara. Andımızı kim yazdı onu da bilmiyorum. Çalışkanım demekle de çalışkan olmadı bu millet zaten. En tembeller sırası yapılsa bizi geçen ülke birkaç tane olur olmaz.

Gelelim niyet meselesine. Malum barışma ayağına istekler bitmiyor. Bu sadece ben Kürdüm ve bunu anlayın demekse eyvallah. Fakat niyet pkk kafasıysa... Nerde bu ülkenin tarihine, birliğine, askerine, şehidine, Türklüğüne karşı olan bir piç varsa topunun içinden geçerler. Yıllarca Amerikan Rus silahlarıyla bu ülkenin insanına kurşun sıkıldı. Çıkıp kimse Türkleri konuşmuyordu. Kimse Türkler öldürülüyor demiyordu. Öyle mi? Ondan sonra devlet ayağa kalkmaya dursun. İki tane leş haberi çıkınca devlet Kürtleri öldürüyor diye mızmızlanırdı pkklılar.

Bu ülkenin asli unsuru Türklerdir. Güvenlik bize aittir, ekonomi bize aittir, huzurdan biz sorumluyuz, bekadan biz sorumluyuz. Ev sahibi biziz kardeşim. Kimseyi zorla Türk yapamayız. Öyle dertlerimiz de yok. Kendi kültürüne ve benliğine sahip çıkmak ve miras bırakmak isteyene eyvallah. Fakat art niyete bu milletin sabrının çok azaldığının da bilinmesi gerekiyor. Şımarıklığa hiç gerek yok.

Şahsım adına insanlarin kendilerine ben Türk değilim Kürdüm demesinden rahatsız olmam, korkmam, endişe duymam. Sevinirim bile... Fakat ben Kürdüm ve niyetim parça koparmaktır deniyorsa, Kürtlüğünden bile şüphe etsin. O insan Türküm demesin zaten. Kürtçe konuşabiliyor musun? Şarkı söyleyebiliyor musun? Ticaret yapabiliyor musun? Kürtsün diye iki katı fazla ceza mı alıyorsun? Üç katı fazla kira mı ödüyorsun? Türklerle birlikte yaşıyorsun ve halk nazarında sana asla dokunulmamış ki bu çağlara kadar bizimle yaşamışsın. Tamam sen Kürtsün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşısın. Herkes gibisin ve bir ayrıcalığın olamaz. Bitti bu kadar basit. Bu kadarla kalırsan başımın üstünde yerin var. Arkadaş oluruz, komşu oluruz, ticaret yaparız, evleniriz, savaşa gideriz. Ama bölücü kafasındaysan Kürt de olsan, Ermeni de olsan, Amerikan da olsan, bu ülkeden alabileceğin tek şey ceset torbası olacak. Bu topraklarda iki bin yıldır kanı dökülen biziz. Başka kimse değil.
 
Habil ve kabil hikayesine inandığımıda sana lim söyledi ?
Aynı hikayeyi izlemişiz zaten , hikayeyi söylediğinde aynı şeyleri anımsadığımızıda bilmen lazım da 😊
Bu arada herkese izlemesini tavsiye ederim özeliklede Hashirama–Madara ilişkisi o evrendeki en mükemmel hikayedir.

Bak görüyorsun vahydeki bir konuda bile aynı bakmıyoruz, sen iman etmediğin halde 😊

Yani sözün özü şu ne olursa olsun despotizim doğru değildir usta. Bunu savunmayı hiç bir hikaye doğru kılmaz
vay be habil kabil muhabbetinede inanmiyorsun. 1 adim daha atsan bizim taraftasin abim
Buyur gel abim
Sana vesvese vereyim.
1759301810-quien_es_el_diablo.jpg
 
Türküm veya kürdüm demekten rahatsız olmam çokta umursamam. Bu kavramlar anlamlarını yitirip birer siyasi tartışma konusu olmuştur. Irk , din , dil gibi kavramları aşamayıp insanları insan olarak görmeyenlerin tartışmaması gereken konular bence. Her ne kadar lafta rahatsız olmam deseniz de yazılarınızdan karşınızdaki sırf farklı diye rahatsızlığınızı hissettiriyorsunuz.

Her şeyin aşırısı rahatsız edici ve itici. Türkün aşırısı da kürdün aşırısı da yoruyor. Çok görüyorum forumda. Adam kürtçe şarkı paylaşıyor altına türk marşı özel hareket marşı falan geliyor hemen. Diğeri de altına spam halde kürtçe şarkılar atıyor. Ergen ergen işler. Bir de mesela bazı insanlar kendini herkesten çok türk görüp gerine gerine geziyor. Türklük ölçen bir cihaz mı var ? Ben mesela tüm vatandaşlık görevlerimi yerine getirmişim 3 nesil öncem kurtuluş savaşına katılmış. Aslımın kürt veya türk olması önemli mi ? Sen kimsin de bana bir şeyler ima ediyorsun ?
 
vay be habil kabil muhabbetinede inanmiyorsun. 1 adim daha atsan bizim taraftasin abim
Buyur gel abim
Sana vesvese vereyim.
Ekli dosyayı görüntüle 142869

Ben oradan geldim usta , o yüzden doğru analiz yapıyorum.
İslamla tanışıklığım 2010 öncesi bende sizin oradaydım hatta 1 kaç tık ötesi 😅
Buyur Gebzeye yakınsan gel çayımı iç 😊
 
Ben oradan geldim usta , o yüzden doğru analiz yapıyorum.
İslamla tanışıklığım 2010 öncesi bende sizin oradaydım hatta 1 kaç tık ötesi 😅
Buyur Gebzeye yakınsan gel çayımı iç 😊
Vay abim be , ben de diyorum bu adama neden kanim isindi. Cunku eskiden boyle degildin sevindim ya.
O zaman hell yeah abi @Sezen e inat.
Yasasin seytan
Istanbuldan tasindim ya yoksa gelirdim. Gavur izmirdeyim.
 
selam. türkler ve diğerleri.
türkiye gerçekten anasızlar-babasızlar toplumu. bu çok travmatik değil mi?
bu eksiği vatanı ana, devleti baba belleyerek, daha doğrusu okulda, kışlada belletilerek tamamlama girişimiyle gidermeye çalışıyor yıllar yılı... işte tezahürü bir kaç sayfa ötede yorum yapıyor. ama imkansız bir çaba. bu imkansız girişimler ister politik ister aşk meselelerinde olsun her nesil o simgesel anneye babaya patolojik bağlılıkla kendi faşist kitlesini, inkarcısını, intiharcısını, katilini yaratıyor.
hem bu ülke değil mi ki aşk uğruna cinayetlerin işlendiği, kulak keserek vatanseverlik naralarının atıldığı....
yani bilmem ne göçmenlerinden türklük naraları duymak çokoş hakkatten.
yineee her kim ki kendi geçmişini inkar ediyor ve geçmişiyle barışık değilse bu sonuçların olasılığı elbette daima yüksek olacaktır.
bu yanıyla ve bu nedenle cioran’ın şu provakatif sözü yanlıştır: “zalimler kafası kesilmemiş mazlumlardan doğar”. aslında, zalimler, kendisiyle barışık olmayan kişilerden doğar.
ülkenin en milliyetçilerinin türk değil de göçmenler ve azınlıklardan çıktığına bu nedenle çok şaşırmamalı. kendilerini ne kadar inkar ederlerse, ötekilere ne kadar nefret saçarlarsa devlet babalarının o kadar çok sırtlarını sıvazlayacağını, gerçek bir evlat olacaklarını düşünmekteler. yani bugüne değin böyle idare ettiler. kişilik, yetenek, demokratik olarak hiç bir gelişmeye gerek görmeden kendilerini üst/ün kimliğe yamayarak, inkar ve inkardan doğan nefret duygusuyla üstünlüklerini kolaylıkla sürdürebildiler. bu nefret aslında kederin dışa yansıtılan formudur, baskılanmayı bir başkasını bastırmaya çalışılarak içselleştirilmesidir.
bugünlerde yayılan nefret dalgasının artması da günümüz paradigmasının yavaş yavaş değişiyor olmasından dolayıdır. hayal kırıklığı içindeler. kürd halkı asimile edilemedi, elli yıldır sürdürdükleri mücadeleyle demokratik haklarına çok yakınlar. bu durumun onlara verdiği his ise bir evlat olarak artık gereksiz olduğu, devlet babalarının kendilerine ihanet içinde olduğu. elbette kendi anne babalarını inkar ettikleri gibi devlet babalarını inkar edemeyeceklerinden (başka türlü düşünmeyi ve yaşamayı bilmediklerinden) son hırçın bir çabayla bildikleri tek şeyle ırkçılığın dozunu arttırarak nefret saçmaya devam ediyorlar. ancak her ne olursa olsun, kendi nefretlerinde boğulmaya mahkumlardır, kuşku yok...
 
Andımızın içeriğini Türkler dışındaki uluslar, toplumlar, insanlar,...... söylüyorsa değeri vardır aksi taktirde kendin pişir kendin ye misaline benzer. Bir amarkalının, rusun, arabın, çinlinin, afrikalının, ispanyolun,....... demesi değer verir. Hiç gördünüzmü çalışkan birisinin her sabah ben çalışkanım diye haykırdığını? O buna ihtiyaç duymaz, etrafındakiler görür ve sen çalışkansın der.
 
Son düzenleme:
Azərbaycan'da doğup büyümüş olmama bakmayarak, her sorana gururla Türk'üm derim hep. Hayatımın hiçbir yerinde bana katkısı olmayacağını bilsem de Türk andını yine de ezbere bilirim, kimse bana sormadı bile şimdiye kadar mesela. Azeri denemesine de katiyen karşıyım, Azerbaycan Türk'ü denecek. Türk olduğumuzu ağzına almak istemeyenler güya kısaltmak için farklı bir milletin ismiyle seslenemez.
Azeri, Azerbaycan'da yaşayan 80 100 bin kişilik Türk olmayan bir azınlığın ismi. Sovyetler bünyesinde barındırdığı Türk topluluklarına aslını unutturmak için bu terimi tüm Azerbaycan Türklerine mal etti. Ben bir Türk Milliyetçisi olarak Azerbaycan Türk'üne Azeri diyen herkese tek tek söylerim bunu.

Türk isminden rahatsız olanı ülkede zorla tutmuyoruz. Dileyen istediği yere gidebilir. 1071 de burayı yurt edindik. Kıyamete kadar da Türk yurdu olarak kalacak. Ha gidecek yeri olmayan da efendi gibi kanuna nizama uyarak yaşasın. Hasta olup hastaneye gittiğinde, çocuğunu okula götürdüğünde ya da herhangi bir devlet dairesine gittiğinde kimseye ırkını mezhebini sormuyorlar bu ülkede. Andımız kısmına gelirsek. Evet ben de herkesin Türk üm demesine karşıyım. Bırakalım o Şeref sadece bize kalsın.
 
Kamil Abi'yi arıyor gözlerim,hayret bir şey.
 
çok fazla mesaj başlık altında ve o kadar okumaya zamanım yok ama şöyle özet geçebilirim. vatandaşlık temelli türklükte türk kelimesi etkin köken değil türkiye cumhuriyeti vatandaşlığını ifade eder. tıpkı andımızda olduğu gibi. dolayısıyla kürt, laz, çerkez, arap vb. kökenlerden gelen bir vatandaş da siyasal anlamda türk kabul edilir. anayasadaki vatandaşlık tanımı da türk kavramını vatandaşlık bağı üzerinden kurulur der. altında başka bir iğne deliği aramak tamamen art niyettir bana göre. bu coğrafyada yaşayan herkes kendine bir mağduriyet yaratma konusunda pek meraklı.
 
Azeri, Azerbaycan'da yaşayan 80 100 bin kişilik Türk olmayan bir azınlığın ismi. Sovyetler bünyesinde barındırdığı Türk topluluklarına aslını unutturmak için bu terimi tüm Azerbaycan Türklerine mal etti. Ben bir Türk Milliyetçisi olarak Azerbaycan Türk'üne Azeri diyen herkese tek tek söylerim bunu.

Türk isminden rahatsız olanı ülkede zorla tutmuyoruz. Dileyen istediği yere gidebilir. 1071 de burayı yurt edindik. Kıyamete kadar da Türk yurdu olarak kalacak. Ha gidecek yeri olmayan da efendi gibi kanuna nizama uyarak yaşasın. Hasta olup hastaneye gittiğinde, çocuğunu okula götürdüğünde ya da herhangi bir devlet dairesine gittiğinde kimseye ırkını mezhebini sormuyorlar bu ülkede. Andımız kısmına gelirsek. Evet ben de herkesin Türk üm demesine karşıyım. Bırakalım o Şeref sadece bize kalsın.
Öncelikle yanlışınız var, Azeri dediğiniz topluluk Azərbaycan'da yaşamıyor, yaşamadı. Bahsettiğimiz bu topluluk, İran'ın kuzeybatısında (Güney Azerbaycan'da) İslamiyet öncesi ve ilk dönemlerinde yaşamış, Hint dil ailesine mensup eski bir topluluktur. Selçuklular dönemiyle birlikte bölgeye gelen yoğun Türk göçleriyle tamamen Türkleşmiş ve yok olmuş zaten. Bugün hâlâ Kuzey Azerbaycan'da Talışlar, Lezgiler veya Tatlar gibi azınlıklar vardır ama hiçbirinin adı Azeri değildir. Türkiye'de ve dünyada "Azerbaycan Türk'ü" yerine yaygın olarak "Azeri" denmesinin sebebi Sovyet propagandası değil, tamamen dil tembelliği ve medya alışkanlığıdır. SSRİ'nin bize dayattığı isim "Azərbaycanlı" onlardan kalan bir şey değil bu Azeri ifadesi. Özellikle 1936 yılına kadar Sovyet belgelerinde ve pasaportlarda "Türk" yazarken, Stalin döneminde bu ibare "Azerbaycanlı" olarak değiştirildi. Sovyetlerde hiçbir zaman resmi olarak Azeri ifadesi kullanılmadı.
 
Öncelikle yanlışınız var, Azeri dediğiniz topluluk Azərbaycan'da yaşamıyor, yaşamadı. Bahsettiğimiz bu topluluk, İran'ın kuzeybatısında (Güney Azerbaycan'da) İslamiyet öncesi ve ilk dönemlerinde yaşamış, Hint dil ailesine mensup eski bir topluluktur. Selçuklular dönemiyle birlikte bölgeye gelen yoğun Türk göçleriyle tamamen Türkleşmiş ve yok olmuş zaten. Bugün hâlâ Kuzey Azerbaycan'da Talışlar, Lezgiler veya Tatlar gibi azınlıklar vardır ama hiçbirinin adı Azeri değildir. Türkiye'de ve dünyada "Azerbaycan Türk'ü" yerine yaygın olarak "Azeri" denmesinin sebebi Sovyet propagandası değil, tamamen dil tembelliği ve medya alışkanlığıdır. SSRİ'nin bize dayattığı isim "Azərbaycanlı" onlardan kalan bir şey değil bu Azeri ifadesi. Özellikle 1936 yılına kadar Sovyet belgelerinde ve pasaportlarda "Türk" yazarken, Stalin döneminde bu ibare "Azerbaycanlı" olarak değiştirildi. Sovyetlerde hiçbir zaman resmi olarak Azeri ifadesi kullanılmadı.
Şu an Güney Azerbaycan İran sınırları içinde olsa da Türk yurdudur :) Nasıl 30 sene boyunca Karabağ ermeni toprağı olmadıysa. Bahsettiğim topluluğun yok olmadığı bu bölgede asimile olduğunu söyleyen tarihçiler var. Teferruatta farklı şeyi söylesekte özde söylediğimiz şey aynı. Azerbaycan Türk'ü Azeri değildir.

Ama Rusların bu bölgedeki Türk topluluklarına özünü unutturma çabası bir gerçek. Mesela Kazakların önemli bir çoğunluğu Türk'üm demiyor. Hatta bir çoğu rus gibi yaşıyor.
 
Andımızın içeriğini Türkler dışındaki uluslar, toplumlar, insanlar,...... söylüyorsa değeri vardır aksi taktirde kendin pişir kendin ye misaline benzer. Bir amarkalının, rusun, arabın, çinlinin, afrikalının, ispanyolun,....... demesi değer verir. Hiç gördünüzmü çalışkan birisinin her sabah ben çalışkanım diye haykırdığını? O buna ihtiyaç duymaz, etrafındakiler görür ve sen çalışkansın der.
Kendin pisir kendin ye ornegi cok iyi olmus. Evrenin belkide en iyi benzetmesi abi.
 
Kendin pisin kendin ye ornegi cok iyi olmus. Evrenin belkide en iyi benzetmesi abi.
Ayrıntılara fazla takılma, andimıza laik olmaya çalış yeter. Senin başarılarınla, dürüstlüğünle göğsümüz kabarsın isteriz.
 
Geri