Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Gözlerin gözlerime değince tarifsiz çarpardı kalbim
Adeta yok oluyordum bakışlarında
Kalbim o kadar seninle dolu ki
Seni çok seviyorum sevgilim.
Seni tanıdıktan sonra,
Aşkın varolduğuna inancım arttı
Seni tanıktan sonra,
Yaşamanın tadını anladım
Seni çok seviyorum sevgilim
Hayatımın anlamını sende bulmaksa,
Her doğan güneşle içimdeki aşkla ısınmaksa,
Sıkıntıya düştüğüm her an gülümsemeni düşünüp tebessüm etmekse,
Tüm saniyelerimi seninle doldurabilmekse,
Seni çok seviyorum sevgilim.
Eğer yaşamaksa seni sevmek,
Gözlerimi kapattığım her saniye seni düşlemekse,
Uyumadan önce en son, uyanınca ilk kez seni düşünmekse,
Nefes aldığım her an benimle olduğun için şükretmekse,
Benim bütün SERVETİM sensin,
Seni çok seviyorum sevgilim.
seni ilk gördüğümde,sana dilediğimce sarılmak istiyorum.
sana sarıldığımda,dilediğimce "öyle kıpırdamadan kalmak" istiyorum...
yanında kaldığım sürede,gitmek zorunluluğumu bilmek/hissetmek istemiyorum...
dizlerine kafamı koyduğumda,saçlarımı okşamanı istiyorum...
sen saçlarımı okşarken,ellerini tutmak istiyorum...
ellerini tutarken,gözlerini gormek istiyorum...
gözlerinde sevgiyi görmek istiyorum...
gökyüzüne sabah güneşini senle doğurmak, akşam da senle batırmak istiyorum...
o batırdığımız güneşin bıraktığı karanlığı, dolunayımızla aydınlatmak istiyorum...
çünkü ben
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını
neden akşam oluyorum tren kalkınca
kırlangıçlar birdenbire çekip gidince
mendiller sallanınca neden tıkanıyorum
öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki
az önceki çiçekler nasıl da diken diken
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti
o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti
artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz
günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı
oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı
kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı
nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
sokul yanıma,
cığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi ki,
bir kır çiçeği korkusuzluğuna ulaşayım.
peşimde kanıma susamış canavarlar var,gecenin sabaha yakın
olan kısmında
çalı ol.yapraklarının arasına al beni,dikenlerin batmasın ama.
çocuklar kadar berrak pınarlar olsun avuçlarında,bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.