-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.759
-
- Tepkime puanı
- 4.033
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany
George Orwell’a atfedilen bir söz vardır:
“Okurken hissettiğin huzurun sebebi, sonunda bir şeyi anlaman değil; nihayet seni anlayan birini bulmandır.”
İnsan, bir kitabın içinde her zaman yeni şeyler aramaz. Kimi zaman aradığı, kendisinden önce söylenmiş bir histir. Sayfaları çevirirken ansızın bir cümlenin önünde durmasının sebebi de budur. O cümle yabancı değildir. Aksine, insan onu uzun zamandır tanıyordur; yalnızca daha önce kelimelere bürünmüş hâlini görmemiştir.
Yalnızlığı okur ve kendi sessizliğini tanır. Korkunun anlatıldığı yerde, içinde yıllardır adı konulmadan duran bir gölgeyle karşılaşır. Aşk, kayıp, hayal kırıklığı, özlem, bekleyiş… Hepsi bir başkasının kaleminden geçerken insana geri döner.
Yüzyıllar önce yaşamış, yüzünü hiç görmediğimiz birinin bizimle aynı yerden incinmiş olması tuhaf bir yakınlık yaratır. Zaman ortadan kalkar. İki yabancı, aynı duygunun içinde birbirine rastlar.
Kitapların insana verdiği teselli de burada saklıdır. Acıyı ortadan kaldırmaz, yalnızlığı sona erdirmezler. İnsana, yaşadığı şeyin dünyada ilk kez yaşanmadığını sessizce hatırlatırlar.
Okurken kalemi elimize alıp bir cümlenin altını çizmemiz de bundan ayrı düşünülemez.
Aslında kâğıdın üzerindeki kelimelerin altını çizmeyiz.
Kendimize rastladığımız yeri işaretleriz.
“Okurken hissettiğin huzurun sebebi, sonunda bir şeyi anlaman değil; nihayet seni anlayan birini bulmandır.”
İnsan, bir kitabın içinde her zaman yeni şeyler aramaz. Kimi zaman aradığı, kendisinden önce söylenmiş bir histir. Sayfaları çevirirken ansızın bir cümlenin önünde durmasının sebebi de budur. O cümle yabancı değildir. Aksine, insan onu uzun zamandır tanıyordur; yalnızca daha önce kelimelere bürünmüş hâlini görmemiştir.
Yalnızlığı okur ve kendi sessizliğini tanır. Korkunun anlatıldığı yerde, içinde yıllardır adı konulmadan duran bir gölgeyle karşılaşır. Aşk, kayıp, hayal kırıklığı, özlem, bekleyiş… Hepsi bir başkasının kaleminden geçerken insana geri döner.
Yüzyıllar önce yaşamış, yüzünü hiç görmediğimiz birinin bizimle aynı yerden incinmiş olması tuhaf bir yakınlık yaratır. Zaman ortadan kalkar. İki yabancı, aynı duygunun içinde birbirine rastlar.
Kitapların insana verdiği teselli de burada saklıdır. Acıyı ortadan kaldırmaz, yalnızlığı sona erdirmezler. İnsana, yaşadığı şeyin dünyada ilk kez yaşanmadığını sessizce hatırlatırlar.
Okurken kalemi elimize alıp bir cümlenin altını çizmemiz de bundan ayrı düşünülemez.
Aslında kâğıdın üzerindeki kelimelerin altını çizmeyiz.
Kendimize rastladığımız yeri işaretleriz.