Gecen biri daha bunu soylemisti sanirim. Sorgulamaliyiz , arastirmaliyiz.
Neyi sorgulamak icin gerekli mesela?
Kur-an ise eger sorgulama gibi bir luksunuz yok. Arastirma desek hacer-ul esvedin arastirilmasi yasak mesela.
Zaten allah size "o apacik bir kitap ona inanin , gayba iman" demis. Siz tam olarak neyi sorgulamak istemektesiniz?
Dini yada kitabi degilde baska bir seyi sorgulama ile alakalimi soyluyorsunuz?
Açıkçası Kur’an’ın “Aklet, sorgula ve araştır” demesi bana hep çok çarpıcı gelmiştir. Çünkü bu ifade aslında şunu söylüyor: “Bir durun, düşünün, gerçekten neye inanıyorsunuz, neyi savunuyorsunuz farkında mısınız?” Yani Kur’an insanın aklıyla hareket etmesini istiyor, öyle sorgulamadan “böyle gelmiş böyle gider” mantığıyla yaşamayı değil.
Bu ifade genelde insanların alışkanlıklarına geleneklerine veya çevresinden duyduklarına körü körüne uymasına bir tepki olarak geliyor. Hani bazen biri bir şey söyler ve herkes de “öyledir herhalde” diye peşinden gider ya…(insanların sırtından geçinen cemaatler vb) Kur’an tam bu noktada devreye girip “Akletmez misiniz?” diye soruyor. Yani aslında “Bir düşünsenize, gerçekten doğru mu bu?” demeye getiriyor.
Kur’an’daki akletmek sadece düşünmek değil, aynı zamanda gördüklerinden bir sonuç çıkarmak. Gökyüzüne, doğaya, kendi hayatına, senden önce yaşayan toplumlara bak; hepsinde bir mesaj var diyor. “Gözünü aç ve ibret al” tarzı bir yaklaşım var. Yani pasif bir izleyici olma, bilinçli bir insan ol.
Bana göre bu cümlenin güzelliği şu: İnsanların körü körüne inanmalarını değil, delil üzerine iman etmelerini istiyor. Bugün bile geçerli bir şey bu. Şimdi de bir sürü insan duyduğunu sorgulamadan kabul ediyor ve bir şey gördüklerinde araştırma ihtiyacı hissetmiyor. İşte “Akletmez misiniz?” tam burada çok anlamlı bir soru oluyor. “Kendi aklın var, kullanmaktan çekinme” demiş oluyor.
Kısacası bu ifade bir azarlama değil, tam tersine insanı harekete geçiren bir çağrı gibi. “Düşün, anla, fark et; sonra karar ver.” Bence bu yönüyle hem çok samimi hem de çok güçlü bir mesaj.