-
- Katılım
- 13 Ağustos 2023
-
- Mesajlar
- 2.839
-
- Tepkime puanı
- 4.132
-
- ForumSAL Yaşı:
- 3 yıl 2 ay
- Kıdem:
- Yerleşik Üye
-
- Konum
- Germany

Eski Türklerde çocuğa ad koymak sıradan bir iş değildi. Ad ile insanın kaderi arasında bir bağ olduğuna inanılır, bu yüzden seçilecek isme büyük önem verilirdi.
Boydan boya değişen gelenekler vardı. Kimi topluluklarda adı baba verirken, kimi yerlerde bu görev boyun ileri gelenlerinden birine ya da dinî otoriteye bırakılırdı. Doğum sırasında yaşanan bir olay, eve gelen ilk misafir veya doğada görülen bir şey bile çocuğun adına dönüşebilirdi.
Bu yüzden Gündoğdu, Yağıbastı, Kurt, Kurtgeldi gibi isimlere rastlanırdı. Önceki çocuklarını kaybeden ailelerin ise yeni doğan çocuklarına Yaşar, Dursun, Durdu, Ölmez gibi isimler vermesi, adın çocuğun kaderini etkileyebileceği düşüncesiyle bağlantılıydı.
Dede Korkut'ta Adını Kazanmak
Dede Korkut hikâyelerinde ise iş daha da ilginçtir. Çocuğun doğduğunda aldığı isim her zaman onun gerçek adı sayılmazdı. Kişinin gerçek adını bir yiğitlik göstererek hak etmesi gerekirdi.Dirse Han'ın oğlu, karşısına çıkan boğayı yenince Boğaç adını alır. Bamsı Beyrek de gösterdiği yiğitliğin ardından adına kavuşur. Ad burada yalnızca insanı çağırmak için kullanılan bir kelime değil, onun kim olduğunun ve neler yaptığının bir karşılığıdır.
Ad Çocuğu Koruyabilir miydi?
Eski inanışların en ilginç taraflarından biri de buydu. Çocukları yaşamayan bazı aileler, kötü veya değersiz görünen isimlerin kötü ruhları uzak tutacağına inanırdı. Bu nedenle Köpek, İtgördü, Balçık gibi bugün oldukça tuhaf gelecek isimler bile kullanılabiliyordu.Bir başka gelenekte çocuk, yaşaması için sembolik olarak babasına “satılırdı.” Buradan Satılmış ve Satı gibi isimlerin ortaya çıktığı anlatılır.
Yakut Türklerinde çocuğa önce geçici bir ad verildiği, asıl adının ise büyüyüp yay çekip ok atabilecek yaşa geldiğinde verildiği aktarılır. Kırgız ve Kazaklarda da doğum sırasında yaşanan olayların isim seçiminde etkili olduğu görülür.
Bir İsimden Fazlası
Bugün Yaşar, Dursun, Durmuş, Satılmış, Gündoğdu gibi isimleri duyduğumuzda çoğu zaman üzerinde düşünmüyoruz. Oysa bazıları, yüzyıllar öncesinden gelen inanışların ve hayatla kurulan ilişkinin izlerini taşıyor.Eski Türk kültüründe ad, yalnızca bir insanı diğerinden ayırmıyordu.