Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: Bu özellik bazı tarayıcılarda kullanılamayabilir.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Adıyaman'ın Gerger ilçesinde çobanlık yapan 38 yaşındaki Turan Cingöz, hayvan otlattığı sırada fark ettiği kayaçların fotoğraflarını çekerek sosyal medyadan paylaştı. Bir müze yetkilisinin dikkatini çeken fotoğraflardaki kayaçların, 85 milyon yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen denizkestanesi fosili olduğu anlaşıldı.
"Bulunan fosillerin yaklaşık 85 milyon yıl öncesine ait denizkestanesi fosili olduğunu düşünüyoruz. Kretase dönemine ait olduğunu düşündüğümüz fosiller üzerindeki incelemelerimiz devam ediyor."
Dikenleri nedeniyle denize girenlerin korkulu rüyası olan deniz kestaneleri, aslında denizlerdeki temizliğin simgesidir.
Deniz kestaneleri, "Echinoidea" sınıfındaki dikenli deniz yaratıklarına verilen isimdir. Kıyıdan başlayarak 5 bin metre derinliğe kadar olan okyanus ve denizlerde yaşarlar.
Kayaların arasındaki yosunları yiyerek yaşayan deniz kestanelerinin üzerleri dikenlerle kaplıdır. Ortalama bir deniz kestanesinin dikenlerinin uzunluğu 1 ile 2 santimetre arasındadır. Bu dikenler çok keskin değildir.
Mat renkte olan bu canlılar, yeşil, zeytin yeşili, kahverengi, mor ve siyah olurlar.
Bu hayvan, ılık suya batırıldığında dikenleri erir ve sadece kestane biçiminde gövdesi kalır. Yere bakan kısmında ağzı bulunur.
Deniz kestaneleri yapısal olarak son derece ilginç canlılardır. Ağızlarında beş ayrı çeneye bağlı, beş diş bulunmaktadır.
Dikenleri sayesinde yer değiştirdiği gibi, bu dikenler kayalar arasında yuva yapmalarına da yardımcı olur.
Genellikle yosun yiyen bu deniz canlıları, yumurtlayarak çoğalır. Deniz samurlarının temel besin kaynağı, deniz kestaneleridir.
Fosil araştırmalarının ortaya koyduğu gerçek, deniz kestanelerinin bundan 450 milyon yıl öncesine kadar da var olduğunu göstermektedir.
Deniz kestaneleri, dikenleri nedeniyle denize girenlerin sevmediği hayvanlardır. Ancak deniz suyundaki kirlilik tespiti için bu hayvanlardan yararlanılır. Deniz anaları denizdeki kirliliğin göstergesiyken, deniz kestaneleri temizliği ifade eder.
Ülkemizde en çok görülen deniz kestanesi türü "Paracentrotus lividus" ve "Arbacia lixula"dır. Ağırlıklı olarak Akdeniz'de ve özellikle Mersin'in insan eli değmemiş koylarında görülürler.
Ülkemizde rağbet görmemesine ve geleneksel olarak tüketilmemesine karşın, deniz kestanelerinin özellikle Uzakdoğu ve Avrupa mutfağında yeri vardır. Besin değeri oldukça yüksek olan bu hayvanlar, Japonya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Şili'de sevilerek yenir ve ekonomik değeri yüksektir.
Kaynak: yumurtalıekmek
Denize girerken en korktuğum durumlardan birisi deniz kestanesi ve deniz anasına denk gelmektir çünkü farklı zamanlarda birer defa her ikisi ile de tanışma fırsatım olmuş ve günlerce acısını çekmek zorunda kalmıştım. Doğaya ve tüm canlılara sevgim sonsuz fakat bazılarını uzaktan sevmekte fayda var.