Doğru, çocuklar başka ülkelerde de istismara uğruyor. Ve bu bir insanlık suçudur. Ancak burada meseleyi kan donduracak hüviyete büründüren şey olayın devlet-yargı-tarikat üçgeninde gerçekleşiyor olması. Yani devlet göz yumuyor, bu yapıların ellerini kollarını sallayarak çocuklara tecavüz etmesine ses çıkarmıyor, hatta koruyor kolluyor. Hangi İskandinav ülkesinde devlet çocuk tecavüzcüsünü kolluyor yada çocukların ve ailelerin bu yola düşmesinde ön ayak oluyor, tarikatların palazlanmasına, devlet içinde kadrolaşmasına izin veriyor?
Örnek vereyim;
Çocuk 13 yaşında bir rahatsızlıktan ötürü doktora gidiyor, doktor cinsel istismar olduğunu söyleyip polise haber veriyor ve savcılığa intikal ediyor. Savcı doğum belgesi istemek yerine kemik yaşını öğrenmek istiyor ve 13 yaşındaki çocuğun yaşı 21 çıkıyor. Çünkü tarikat hem savcılık düzeyinde hem de rapor düzeyinde bunun tezgahını kurmuş ve başkasının örneğini vermiş, dava düşmüş.
Bir başka örnek de çocuğun okula, eğitime gönderilmemiş olması. Eğer o çocuk okula gitseydi muhakkak öğretmenine durumu anlatırdı ve bir şekilde duyulurdu. Devlet bunların tamamını biliyor, her şeyden haberdar, bunlardan mı değil? o çocuğun okula gitmediğini bilmiyor mu? Adalet, İç işleri, MEB, Aile bakanlığı hepsi sus pus olmuş bugüne dek. Tersine, şimdiden “olay siyaset üstüdür”, “burada olması kurumu karalamaya yetmez” minvalinde açıklamalar önümüze geliyor. Yani olay senin belirttiğin gibi bakın İskandinavya’da da oluyor, Japonya’da da oluyor gibi değil. Sistematik olarak devletin gözü önünde, bilgisi dahilinde yapılıyor. Benzer haberler tarikatlardan defalarca çıktı ama 6 yaşında çocukla evliliği hayatımda ilk defa duyuyorum, kanım donuyor. Nasıl bu kadar soğukkanlısın asıl ben onu anlamıyorum .