2011-2017 Biten Diziler

FORUMSAL.NET YENİDEN ERİŞİME AÇILDI ForumSAL · Bilgilendirme

Yaşanan süreçte sabır gösteren ve yanımızda olan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. Alternatif adreslerimiz üzerinden de bize ulaşabilirsiniz.

Alternatif erişim adreslerimiz
⚪ Konu yazarı en son 3206 gün önce aktifti
290820121007399278361_2.jpg





"Muhteşem Yüzyıl" kadrosuna katılan Pelin Karahan, canlandıracağı Sultan Süleyman’ın kızı ‘Mihrimah Sultan’ karakteri için övgü dolu açıklamalar yaptı.


Oyuncu, “En az Hürrem Sultan kadar güçlü ve annesinin izinden giderek siyasete yön verebilmiş. Böyle bir projede Mihrimah Sultan gibi bir karakteri canlandırıyor olmak benim için heyecan verici” dedi.
​
 
290820121002012122606_2.jpg





Proje tasarımı ve senaryosu Gani Müjde’ye ait yeni dizi “Harem”in oyuncu kadrosu belli oldu.


Eylül ayında Fox kanalında ekrana gelecek dizide Basurlular’ın sultanı Küçük Esat’ı Levent Üzümcü canlandıracak. Küçük Esat’ın annesi Mozaikli Valide Sultan’ı Nurseli İdiz, kız kardeşi Zehire Sultan’ı Belma Canciğer, Çeşmi Fesat Hatun’u Başak Sayan, Toplunur Hatun’u Çiçek Dilligil, Sebile Hatun’u Duygu Şen ve Zilli Kadın’ı da Zuhal Yalçın oynayacak. Küçük Esat’ın sağ kolu Çıngıraklı Hamit Paşa rolünü Önder Açıkbaş’ın üstlendiği komedi dizisinin diğer ünlü isimleri ise Mehmet Ali Erbil ve Serhan Arslan.​
 
280820121723442974519_2.jpg



Kanal D'nin çok konuşulan yeni sezon tanıtım filminde Kıvanç Tatlıtuğ’un neden yer almadığı belli oldu...


Aksiyon filmlerini anımsatan tanıtımda Kıvanç Tatlıtuğ'un neden rol almadığı merak ediliyordu. Tatlıtuğ, twitter'a yazdığı notla konuya açıklık getirdi.
Kıvanç Tatlıtuğ sayfasına "Kanal D'nin yeni sezon tanıtımı çok başarılı. Emeği geçen tüm teknik ekibin ve oyuncuların ellerine sağlık. Kelebeğin Rüyası adlı sinema filminin çekimlerinden ötürü bu yıl Kanal D'nin yeni sezon tanıtımında rol alamadım. Bilginize..." notunu düştü.​
 
Bu kızı bir türlü beğenemedim. :icon_yokcanim:
 
Mehmet Ali Erbil, Gani Müjde’nin imzasını taşıyan yeni tarihi komedi dizisi “Harem”de ‘Ulan Bator’ rolünü üstlendi.

Sevilen komedyenin ilk resimleri sosyal paylaşım sitelerinde hızla yayılmaya başladı.

mehmetali.jpg
 
Harem Dizisi Konusu nedir neyi anlatıyor

Gani Müjde ve ekibinin hazırladığı ‘The Harem’ absürt bir dönem komedi dizisi olacak.

Gani Müjde’nin diziyle ilgili söyledikleri: “Bir Mezopotamya öyküsü aslında ‘The Harem’. Basurlular döneminde geçiyor hikaye.

Kahpe Bizans tadında absürt bir komedi dizisi olacak. Dizideki ‘Valide Sultan’ın yüzünü göremeyecek izleyiciler. Yüzü mozaiklenecek. Çünkü ‘Padişah’ öyle emretti. ‘Padişah’, çirkin diye haremdeki herkesten bu yöntemle gizliyor yüzünü. Çok gırgır bir dizi olacak.”
 
kaygısızlar ve arabesk gibi iki başyapıtı bizlere kazandırmış bi adam, pis yedili gibi "vasat" demek bile övgü sayılabilecek yapımlara imza atıyor ya çok şaşırıyorum. bu yapacağı dizi de kahpe bizans'ın yarısı olabilse keşke. belki yeniden "vay be, işte kaygısızlar'ın gani müjde'si" diyebilirdim. :p
 
izleyici kitlesi olur da rekabet yapacak seviyede olacağına ben pek inanmıyorum diğer diziler çok önde gidiyor ama Mehmet Ali Erbil biraz kitleye sahip olacaktır nede olsa =))
 
310820121338041312827_2.jpg





Fox Tv'de ekranlara gelen Yer Gök Aşk'ın yeni sezon çekimleri başladı.


10 Eylül'de üçüncü sezonu başlayacak olan dizide Yusuf karakterine hayat veren ve başrol oyuncularından olan Murat Ünalmış, ilk bölümün ardından kadrodan ayrılacak.
Havva ve Yılmaz'ın düğünü sırasında çıkan yangında yaralanacak olan Yusuf, hastaneye kaldırılacak ancak kurtarılamayacak.
Merakla beklenen cenaze sahnesinin fotoğrafları dizinin Facebook'taki fan sayfasında yayınlandı.
Ünalmış ile aynı dizide rol alan ve gerçek hayatta da eşi olan Birce Akalay, rol gereği eşinin cenazesinde saf tuttu. ​
 
310820121114401234370_2.jpg





Güney Kore’nin Seul kentinde bu yıl 7.'si düzenlenen “International Seul Drama 2012″ organizasyonunda Ay Yapımın "Ezel" dizisi özel ödül aldı...


Başrollerini Kenan İmirzalioğlu, Cansu Dere, Barış Falay, Tuncel Kurtiz, Haluk Bilginer, Yiğit Özşener, Burçin Terzioğlu, Sedef Avcı’nın oynadığı dizi film Balkanlar ve Ortadoğu’dan sonra Uzak Doğu’da en ilgi çeken Türk dizisi oldu.

Yarışmada "Fatmagül'ün Suçu Ne?" dizisindeki rolüyle yarışmada "En İyi Kadın Oyuncu" ödülüne aday olan Beren Saat ödül alamazken, "En İyi Erkek Oyuncu" ödülüne aday olan Kenan İmirzalıoğlu'da ödül alamadı.​
 
310820121012141176110_2.jpg





Kanal D’nin sevilen dizisi “Umutsuz Ev Kadınları”nın yapımcısı Fatih Aksoy, önümüzdeki sezon hem oyuncuların hem de set çalışanlarının 12 saatten fazla çalışmayacağını söyledi.


Yapımcılığını Med Yapım’ın üstlendiği ve başrollerini Bennu Yıldırımlar, Songül Öden, Evrim Solmaz, Ceyda Düvenci ve Özge Özder gibi ünlü isimlerin paylaştığı “Umutsuz Ev Kadınları” dizisinin patronu Fatih Aksoy, önümüzdeki sezon sette 12 saatten fazla çalışılmayacağını ekibi ile paylaştı. Son yıllarda dizilerde uzun saatler boyunca durmaksızın çalışan set çalışanları ve oyuncuların günlük yaşam düzenlerinin kaybolması ve hastalık ya da ölüm haberlerinin çoğalmasıyla kriz çıkan dizilerin çalışma prensibi hakkında ilk adımı Med Yapım’ın sahibi Fatih Aksoy attı. Aksoy; “Umutsuz Ev Kadınları”nın hem oyuncu kadrosunun hem de set çalışanlarının günde 12 saatten fazla çalışmayacağını, kişilerin özel hayatlarına da sağlıklı bir şekilde vakit ayırıp herhangi bir sağlık problemi ile karşılaşılmaması durumunun kendisi için önemli olduğunu ve bu yüzden böyle bir karara gittiği belirtti. Fatih Aksoy’un almış olduğu bu karar tüm set ekibini şimdiden sevindirdi.
​
 
310820121002531175327_2.jpg





Ünlü oyuncu Rıza Kocaoğlu, “Kuzey Güney” dizisinden “Karadayı” dizisine transfer oldu...


Kenan İmirzalioğlu ve Bergüzal Korel'in başrollerinde olduğu “Karadayı” dizisi eylül ayında ekranlarda olacak. Ay Yapım'ın yapımcılığını üstlendiği dizide rol alması beklenen bir diğer isim de “Kuzey Güney” dizisinde Ali karakterini canlandıran Rıza Kocaoğlu. Geçtiğimiz günlerde “Kuzey Güney” setinden sızan fotoğrafla Ali karakterinin öldüğü anlaşılmış ve Rıza Kocaoğlu'nun diziden ayrılacağı kesinleşmişti.
Rıza Kocaoğlu'nun “Karadayı” dizisinde oynayacağı öğrenildi. Kenan İmirzalıoğlu ve Rıza Kocaoğlu, 1980'li yıllarda geçeceği öğrenilen yeni dizi için bıyık bıraktı.
​
 
310820120954471178224_2.jpg



Gelecek ay gösterime girecek Osman Sınav’ın filmi ‘Uzun Hikaye’ ve ATV’de başlayacak ‘Son Yaz’ dizisinde rol alan Tuğçe Kazaz, oyunculuk alanında adından söz ettireceğe benziyor.


Temel oyunculuk eğitimine yoğun bir şekilde devam eden Kazaz, dizi için gideceği Makedonya’da derin bağlar kuracağını söylüyor...

Sirkeci Tren Garı’nın, insanı geçmişe doğru götüren atmosferine girer girmez, uzun boyu ve bir kuğu gibi süzülmesiyle fark ediliyor Tuğçe Kazaz. Bol paçalı bir jean’in üzerine giydiği askılı tişörtü, at kuyruğuyla topladığı saçları, makyajsız yüzüyle, sıradaki trene binip gidebilecek kadar rahat görünüyor. Bu aralar oyunculuk derslerini hızlandırdığı için, tüm gün hem beden, hem ses çalışmanın getirdiği bir enerji var üzerinde. Son zamanlarda Kazaz’ın yaşadığı en önemli hisse ‘merak.’ Hem geçen yaz rol aldığı ve gelecek ay gösterime girecek ‘Uzun Hikaye’ filmi hem de bu ay atv’de başlayacak yeni dizisi ‘Son Yaz’la izleyicinin kalbine girip giremeyeceğini merak ediyor. İyi bir oyuncu olabilmek için önce kendini iyi anlaması gerektiğine inanıyor güzel yıldız. Bunu başarabilmek için de oldukça fazla çalışıyor. Okuyor, dinliyor, soruyor, geziyor. Hayatında başka neler olduğunu anlatırken içinde bulunduğu sakinliği tüm hayatına yaymaya çalışıyor.


‘Kampüsistan’ ve ‘Çin Geçidi’nden uzun bir süre sonra ‘Uzun Hikaye’yle film setinde olmak nasıldı?
Keyifli ve heyecan vericiydi. Benim filmde yer aldığım sahneler, film çekiminin ilk haftalarıydı. Buna rağmen, herkesin birbiriyle anlaşabildiği bir ekiple ve de tabii ki tecrübeli oyuncularla bir aradaydım. Özenle seçilmiş, çok sahici ve mis gibi aşk kokan mekanlarda çalıştık.

Rolünüze nasıl hazırladınız?
Bahar Kerimoğlu ve İpek Bilgin’le yaptığım çalışmaların faydası oldu. İkisine de buradan teşekkür etmek isterim. Oyunculukla ilgili o ana kadar edindiğim bilgileri, elimden geldiğince kullanarak kendime göre yöntemlerle, hayal gücüme güvenerek imgeleme yoluyla bir şey çıktı ortaya. Tabii ki, kendimi oyuncu olarak görmem adına müthiş bir tecrübe oldu. Daha iyisi olabilirdi. Her zaman olabilir. Karakteri yaratma sırasında zaman zaman endişeli, zaman zaman keşfettiğim ve ulaştığım nokta sebebiyle coşku dolu anlar yaşadım.

Heyecanla ‘Motor’ denmesini bekliyor Ekiple uzun süre geçirince bir aile olunuyor. Bu filmin ailesi nasıldı?
Gerek yönetmenim ve görüntü yönetmenim, gerekse de tüm oyuncu arkadaşlarım ve büyüklerim işlerinde kendilerini ispatlamış tecrübeli insanlardı. Böyle bir ekiple çalışmak bana çok şey öğretti. Her an set saatinin gelmesini bekliyordum heyecanla. Her gün görmekten memnun olduğum insanlardı. Ağladık da, güldük de, kızdık da, sevindik de, sustuk da, konuştuk da. Kahvelerimizi de içtik, şarkılarımızı da söyledik. Zaman zaman duygulandık. Çay-bisküvi aralarında mutluyduk. Çünkü Kenan’ın (İmirzalıoğlu) kan şekeri normale dönüyordu.

Şimdi bir de yepyeni bir dizi, ‘Son Yaz’ geliyor. Hazırlıklar nasıl gidiyor?
Evet şimdi yeni bir ailem var. Set, ailem çünkü. Memnuniyetle içinde yer aldığım bir dizi bu. Üç günlük bir tanışma seyahati için gittiğimiz Makedonya’dan yeni döndüm. Heyecanla ‘’Motor’’ denecek günü bekliyorum ve sanırım hazırım. Bu dönem bir oyuncu için en zor dönem, karekter yaratma süreci sancılı. Doğurmak için. Ve ben bu işte yeniyim. Dolayısıyla bir yandan temel oyunculuk eğitimimde yoğun bir şekilde devam ediyorum. Çalışıyorum, çalışıyorum ve mesudum.

“Yaşadığım toprak, çevrem değişecek”
Uzun bir süre Makedonya’da olacaksınız? Buna hazır mısınız?
Evet, umarım beğenilen, sevilen ve takip edilen bir dizimiz olur ve ben uzun süre Makendonya’da olurum. Buna hazırım. Hazır olmadığımız hiçbir deneyim karşımıza çıkmaz bu hayatta. Yaşadığım toprak, çevrem değişecek. Balkanlar’da bize hiç de uzak olmayan topraklardaki kültürü ve gelenekleri keşfedeceğim için sevinçliyim. Savaşlar görmüş güçlü insanlardır onlar.

Sizin aile kökleriniz nereye dayanıyor?
Aslında hayatta hiçbir şey tesadüf değil. Her şey birbirine bağlı. Baba tarafımdan, babaannemler Karadağ’dan göç etmişler ve ben küçükken hayatımın bir dönemi, tam da Körfez Savaşı esnasında, Boşnaklar’la geçti. Kendimi onlara yakın hissettim yüreğimde. Şimdi bu deneyimimin içinde, bunun sebebini anlayacağımı ve orada derin bağlar kuracağımı umuyorum.

Sizin ailenizde benzer hikayeler var mı?
Biz beklerdik. Körfez Savaşı’ydı. Ve evde her gün gündemimizde şöyle konuşmalar vardı, “Murat Ağabey’inin nişanlısının ailesi, şimdi şuraya sığınmış” ya da “Onlar kaçmışlar ama küçük kızları... O, kamptan hâlâ çıkamamış.” Üzüntü ve beklentilerimizi hatırlıyorum. Sonradan Türkiye’de yaşayan ama aslen o topraklardan olan birtakım yiğit insanların oradan yüzlerce insanı kaçırıp hem de hayatlarını riske atarak evlerinde aylarca barındırdıklarını duydum.

Artık oyunculuk alanında ilerlemek istiyorsunuz. Kendinizi bu alanda geliştirmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Evet, kısmetse. Çalışıyorum. Samimi bir çabayla hakiki bir şey peşindeyim. Beraber çalışmaktan çok, tarif edemediğim bir duyguyla keyif aldığım, aynı zamanda usta bir oyuncu olan hocam var. Bu aralar o bana rehberlik ediyor. Hayatımda son üç senedir bir yoldayım. Ve bu yolun gerektirdiği birtakım içsel ve fiziksel çalışmalar yapıyorum.


Ne tür çalışmalar bunlar?
Anlamaya çalışıyorum; ustalar, hazretler, bilimadamları, filozoflar, usta oyuncular, oyun yazarları, edebiyatçılar gibi dünyaya iz bırakmış ve hayatın nasıl hakkıyla yaşanması gerektiğini keşfetmiş ve anlatmış insanlar; dünya var oldukça insanlığa yol göstermek için ortaya çıkmış öğretileri anlamaya çalışıyorum. Tiyatroyla ilgili güzel bir tanım geldi aklıma; insanı insana, insanla anlatma. Bence ne kadar anlayabilirsek insanı yani kendimizi, o kadar büyük oyuncular olabiliriz. Ne güzel söylemiş Hacı Bektaşı Veli Hazretleri, “Ne ararsan ara, kendinde ara,” diye.

Birlikte çalıştığınız isimler, örnek aldığınız, fikrine saygı gösterdiğiniz oyuncular var mı?
Şu anda hayatta olan ve olmayan o kadar değerli sanatçılar izledim ki şimdi buradan bir tanesinin bile adını anmasam ayıp edeceğimi düşünüyorum. Bu nedenle isim vermek istemem ama yolun başında birisi olarak birçok şey öğreneceğim insanların karşıma çıkmasını diliyorum.

“GÜLSUYU KULLANIYORUM”
Çaba sarf etmeden bu form denen vatandaşı koruyamıyoruz. Ama ondan da öte, zihinsel sağlığım için çok faydalı üç şey var hayatımda. Tabii ki süreklilik ve belli bir disiplinle yapıldığında kendini bize açan ve sonsuz bir derinliği olduğuna inandığım üç şey; yoga, tai chi ve nefes. Sigara içmiyorum. Sağlıklı besleniyorum. Bu da cildimi olumlu etkiliyor. Bu arada gülsuyu çok kullanırım.​
 
Geri