Saray kayıtlarında böyle bir durum söz konusu değil. Abdülhamid han aşırı ihtiyatlı bir adamdı ve zehirlenme tehlikelerine karşı son derece uyanıktı. İçki içiyor bile olsa bunu özel talimatla saklayacak bir insan değildi. tüm gününü kaleme aldırırdı. şüpheli durumda dikkat çeken bir şey var mı yok mu diye o defteri kendi kontrol ederdi. İddia torunu Ertuğrul Osman'a ait. O da babası Şehzade Burhaneddin'den duyduğuna göre konuşmuş zaten. Güneri Cıvaoğlu'na verdiği röportajda, babasının kendisine bu durumu "deden rom içerdi, çünkü kuranda şarap yasaktı rom yasak değildi" diye yorumlayarak içtiğini aktarıyor. yani ayeti sözde öyle yorumluyormuş abdulhamid. fakat bütün tarihi kaynaklarda onun sodalı süt, limonata, nar şerbeti, frenk üzümü şerbeti, acı kahve ve sigara içtiği yazılır. tütün tiryakiliği varmış. bunlar kayıtlarda sık geçer. sabahları mutlaka soğuk da olsa denize girermiş mesela. alkolle alakalı bir kayit yok. şehzadeligi doneminde de yogun bir şekilde ticaretle meşgul oldugundan, iş yaptığı hic kimse onunla icki ictiginden bahsetmemis. kaldı ki padisah olmasaymis, taht ona bırakılmasaymıs, bugün dünyanın en büyük ticaret ailelerinden bir aile olarak soyunun devam edebilecegi ihtimalini yüksek görüyorum.