2 Temmuz, takvimde sıradan bir gün değil; insanlığın vicdanına kazınmış kara bir lekedir. Madımak'ta yanan sadece bir otel değildi; umut, düşünce özgürlüğü, sanat, bilim ve birlikte yaşama inancı da ateşe verildi. O gün susanlar, görmezden gelenler ve nefreti körükleyenler, tarihin en ağır utançlarından birinin parçası oldu. Aradan yıllar geçse de küller soğumadı; çünkü adalet geciktiğinde acı nesilden nesile aktarılır. Madımak'ı unutmamak, yalnızca hayatını kaybedenleri anmak değil; nefretin, ayrımcılığın ve fanatizmin bir daha asla insan canına mal olmaması için hafızayı diri tutmaktır. Unutmadık, unutturmayacağız.