"-Eller yukarı! Yakalandın." Ben sadece, az önce hissettiklerimi yazdım. Dogmatik bir hali yok. Bu yüzden de, şu şöyle bu böyle demenize gerek yok. "-Kanıtlamaya çalışmak ayrı bir durum, bildiklerinizi paylaşmak ise çok ayrı bir durumdur." Bana bir şeyleri dikte etmeye, öğretme haline de gerek yok. Bu yüzden, bana bir bardak kahve ve kitap okumaya ayırdığım zamana dair borcunuz var. Ayrıca, ikili diyalog haline gelebilir durumlardan da kaçınmak lazım. Bu yazdıklarınızı özel mesaj halinden paylaşmanız daha çok mutlu olmama sebep olabilir. Şimdi ben yazıyorum, sen yazıyorsun. Başlığın ana fikri bizim konuşmalarımız altında eziliyor. Boş ver, ne sen kanıtla tezini ne de ben...